Skip to main content

İçinizde tartışmanız gereken samimi bir soru

Geçen hafta sözünü ettiğimiz katma değer meselesinin bizim günlük yaşamımızı bağlayan başka bir boyutu daha var, aslında bunu herkesin kendi içinde çok iyi tartışması gerekiyor. Bundan otuz-kırk yıl önce üretim sürecinde insan gücü çok önemli bir bileşendi, katma değer insan emeği tarafından sağlanırdı. İster montaj bandı olsun, ister ambalaj aşaması, son ürünü ortaya çıkaran unsurların […]

Devamını Oku

Uçların katma değeri, elleri bağlamanın ağır bedeli

Uzun zamandır yazmak istediğimin özetini siz zaten izliyorsunuz. Bir vücudun dokusu benzer görünse de, daha doğrusu biz öyle düşünsek de aynı değildir. Bizim yaşama tutunmamızı da işte bu farklılık sağlar. Yaklaşık yetmiş yıllık yaşamınıza doğduğunuzda aslında henüz erkendir, bakılmak zorundasınız. Buna karşılık, zaman içinde elbette büyüyüp serpilirsiniz. Sinir sisteminiz yaklaşık üç yaşta bileşim olarak tamamlanır, […]

Devamını Oku

Siyah Kuğu

Geçtiğimiz hafta Washington’da düzenlenen 32. Türk Amerikan İlişkileri Yıllık Toplantısı, aslında ağırlıklı olarak tarım alanındaki işbirliklerine odaklanmıştı. Artık bilinmez daha önceden mi hissedilmişti, istenen düzeyde bir katılım gerçekleşmedi. Hep derim, ABD düzen sahibi bir ülkedir, karşılıklı tarımsal ticarete ilişkin veriler de yine onlardan geldi. Geçtiğimiz yıl genelinde ABD’den yaklaşık 2 milyar dolar mal almışız, aynı […]

Devamını Oku

Gezi yollarında dolanıyorum, yitirdim umudu, aranıyorum

Eminim çoğumuz Taksim Gezi Parkı’ndan öyle ya da böyle geçmişsinizdir, bazılarınız oturup çay da içmişsinizdir. Evlendirme Dairesi’nin yanındaki küçük çay bahçesi, gide gele dost olduğum çayhanecileri, parkın kaldırılacağını söylediklerinde doğrusu pek inanmamıştım. Aslında yeşil alanların ortadan kaldırılması yaklaşımı yeni de değildi, Ulus Arberetumu, Karayolları arazisi birer birer alış veriş merkezi, villa ve rezidansa dönüşürken, kentsel […]

Devamını Oku

Etin güncellenmesi, kastan kirişe uzanan sentez (2)

Geçen hafta beslenmenin mantığında tohum, sebze ve sütü irdeledik. Lakin mesele ete geldiğinde durum değişir. Biricisi et insan beslenmesinin ana unsuru gibi görünmemektedir. Üstelik et dendiğinde; kırmızı et, tavuk (piliç değil) ve balık, hepsi birden anlaşılmaktadır, yani bu konudaki algı henüz olgunlaşmamıştır. Bizim vardığımız senteze göre et, insanın “yapısal katma değeri doğrudan yemesi” anlamına gelmektedir. […]

Devamını Oku

Etin güncellenmesi, kastan kirişe uzanan sentez (2)

Geçen hafta beslenmenin mantığında tohum, sebze ve sütü irdeledik. Lakin mesele ete geldiğinde durum değişir. Biricisi et insan beslenmesinin ana unsuru gibi görünmemektedir. Üstelik et dendiğinde; kırmızı et, tavuk (piliç değil) ve balık, hepsi birden anlaşılmaktadır, yani bu konudaki algı henüz olgunlaşmamıştır. Bizim vardığımız senteze göre et, insanın “yapısal katma değeri doğrudan yemesi” anlamına gelmektedir. […]

Devamını Oku

Beslenmenin “uhrevi” mantığı, işlevsel hammadde kaynakları (1)

Standart söylemi tekrarlayarak başlarsak, “beslenmenin kitabı yoktur, tamamen gelenek üzerine kuruludur”. Bizim bu satırlarda hep birlikte yapmaya çalıştığımız ise, gelenekten gelen bilginin günümüz bilimsel verileri doğrultusunda yorumlanmaya çalışılmasıdır. Bu yorum tahmin edilenden daha önemlidir. Çünkü mevcut kilidi (bilinmeyen), doğru anahtarla çevirirseniz (yorum), açılacak olan oda (gerçek) farklı olacaktır. Bir şans olduğu kesin (ama araştırma çabasını […]

Devamını Oku

Vücut kanallarının kuruması, gastrit hastalığının mekanizması

Geçen hafta vücudun kurumasını önleyen ve ihtiyaca binaen yapılan moleküllerden bahsetmiştim. Bunların bir diğer önemli özelliği ise DNA’da kodlanan bir şablonlarının olmamasıydı. Bu hafta söz edeceğim “mukopolisakarid” (genin adına atfen MUC diye kısaltılıyor) sınıfının genel özelliği ise vücudun dış dünyayla temas eden iç kanallarını kaplamaları. Bu yüzeyler başlıca sindirim, solunum ve üreme sistemlerinden meydana gelmekte, […]

Devamını Oku

Vücudun suyunun kuruması, hastalıkların bir başka mekanizması

Canlılık denen kavramın nasıl olduğuna ilişkin görüşler genellikle yapı taşları mantığı çerçevesinde şekillenmiştir. Bu mantığın bir ucunda protein, yağ ve karbonhidrat biçiminde “sınıf” görüşü yer alır ve “anahtar” rolü oynayan proteinler DNA tarafından kodlanır. Vücut proteinlerin oluşturduğu bir takım moleküllerin kontrolünde şekillenir, bunlara da enzimler adı verilir. Enzimlerin en önemli işlevi “olmayacak olanı” gerçekleştirmektir. Yani […]

Devamını Oku

Alkollü içecek kavramının güncellenmesi, gözden kaçan malt meselesi

Madem denk düştü, uzun süreden beri irdelemeyi istediğim alkollü içecekler kavramını farklı bakış açısıyla yeniden gözden geçireceğim. Öncelikle açık bir saptama, “alkol insan beslenmesinde yeri olan bir madde değildir”. Lakin mesele alkollü içecekler olduğunda, alkol de sonradan eklenen bir katkı maddesini oluşturmaz. Alkol içeceğin yapımı sırasında ortaya çıkan bir yan üründür, esas işlevi “keyif vermek” […]

Devamını Oku