Skip to main content

J.P. Morgan, “Amerika’yı yapan adam”

Tarih salaklığın bulaşıcı olduğuna dair sayısız örnekle dolu olsa da, araya giren bazı insanlar seyir defterine derin değişiklikler bırakır. Aradan geçen zaman, bu sıra dışı insanların izlerini silikleştirir, hatırlanmalarını zorlaştırır. Oysa onlara kimi zaman gelen bir haberde, kimi zaman girdiğiniz bir binada dolaylı olarak rastlarsınız. Bugün anlayabilmenin yolu onların belki de istemeden açtığı, bugün çaresiz […]

Devamını Oku

Kanser hastalığının değişen özellikleri, tıbbın “tanımsızlık” dönemi

Biz hepsine ” kanser” desek de, kanser olarak adlandırılan tablolar elbette içerisinde derin farklılıklar gösterir. Biz bu farklılıkların bir kısmını fiziksel özelliklerine bakarak söyleriz. Örneğin yağ dokusundan kaynaklanan yumuşak kıvamlı, genellikle cilt altında ele gelen iyi huylu tümörler lipom adını alır, bu sertleşirse liposarkom denen kötü huylu tümörlerden söz edebiliriz. Ancak bize hastalığın seyri konusunda […]

Devamını Oku

Aşırı hijyenin bir başka boyutu, astım ve alerji sendromu

İnsan vücudunun belli dengeler üzerine kurulu olduğundan daha önce de bahsetmiştim. Bu sistemin merkezinde anlaşıldığı kadarıyla kan bulunmakta. İnsan aklen bir birey özelliği gösterebilse de, vücut dışarısıyla belli bir denge içerisinde yaşamak zorunda. Vücudu dış dünyaya bağlayan (bilinci bir tarafa koyarsanız) üç farklı ara yüz bulunmakta, bunlar deri, sindirim sistemi ve solunum sistemi. “Moderen” tıp […]

Devamını Oku

Tohumun ve yağının önemi, Ülke Politikaları Vakfı’nın görevi

Geçtiğimiz haftalarda katıldığımız Bodrum Dereköy Tohum Takas Şenliği’nin hemen ertesinde Maliye eski Bakanı Zekeriya Temizel’in arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Ülke Politikaları Vakfı’nın Söke’de bulunan tohum yağı işleme tesisini ziyaret ettik. Vakıf, ülkemiz için çok önemli olan tohumların çekirdek ve yağlarını tümüyle işlemeyi görev edinerek yola çıkmış. Tohumu bir düşünün; aslında canlının yaşamını bir sonraki kuşağa aktarabilmesi […]

Devamını Oku

Fillerin neden saçı var?

Fillerin neden saçı var? (Üniversite-endüstri işbirliğinin güncel ve hazin bir özeti) Değişen dünya düzeni, ister istemez değil, tam olması gerektiği gibi üniversiteleri de “kar odaklılık” çerçevesinde şekillendirmekte. Para kazanmak kötü bir şey değil, ancak bilimsel düşüncenin mantığını “paraya çevrilebilir ürüne” dönüştürdüğünüzde, patent haklarıyla korunmuş bir sürü ürününüz olsa bile yeni düşüncenin önünü doğrudan tıkamış oluyorsunuz. […]

Devamını Oku

Destek dokusunun “ıslah edici” işlevi, “doku azmasının” bir başka nedeni

Dokunun işlevden sorumlu kısmını taşıyan matriks kavramını geçen hafta anlatmıştık. Matriksi oluşturan proteinler kollajen (jöle), elastin adı verilen dokunun esnekliğinden sorumlu bir diğeri ve güçlendirici fibröz dokudur. Bununla birlikte, matriks işlevsel dokunun içerisine doldurulduğu bir depo gibi değildir, dokunun işlevini sürdürmesinde önemli bir rol oynar. Örneğin kan yapan hücrelerin içinde bulunduğu kemik iliği, karaciğerin çatısı […]

Devamını Oku

Dokunun iskeleti, kemiğin bereketi; osteoporoz ve kalsiyum labirenti

Uzun süreden beri canlıların yapısına ilişkin bir şey yazmadım, yine kollajen meselesinden devam etmek istiyorum. Biyoloji, canlıların yapısında temel olarak iki ayrı bölüm tanımlamıştır, bunlara stroma ve parankim adı verilir. Parankim denen doku organın işlevini sağlayan kısmıdır. Örneğin karaciğerden söz ediyorsak, karaciğer hücrelerinin düzenli olarak oluşturdukları yapı (altıgen oluşumlar, bu geometriye dikkat edin) bunun parankimidir.

Devamını Oku

Gıda mühendisliği, istihdam bekleyen mesleklerin en önemlisi

Bizim gıda ve beslenme konusundaki irdelemelerimiz genellikle esasa yönelik olsa da, gıdanın endüstrileşmesinin paralelinde ortaya çıkan bir bilim dalı ve mesleğe bugüne dek hiç değinmedik; bu disiplinin adı gıda mühendisliğidir. İki dünya savaşının öncesinde ve sonrasında iyice kıtlaşan kaynakların doğru yönetimi gerekliliği, çok hızlı gerçekleşen şehirleşme, gıdanın pazardan çıkıp markete girmesi, buna yönelik hijyen, ambalajlama ve […]

Devamını Oku

Okul Sütü Programı başlıyor, bir sonraki aşama “pastörize” olmalı

Geçtiğimiz hafta Okul Sütü Programı’na ilişkin bir bilgilendirme toplantısına katıldık. Program aslında ülkemizdeki süt tüketim miktarı düşünüldüğünde ilkokul öğrencilerine süt içme alışkanlığını kazandırmak amacıyla gerçekleştirilen en geniş kapsamlı çalışmalardan biri, bunun da ötesinde aslında bir sosyal sorumluluk projesi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları’nın işbirliği ile 11 Şubat-14 Haziran 2013 tarihleri arasında 6 […]

Devamını Oku

Gözden kaçan taurin meselesi, sakatat tüketiminin güncellenmesi

Size canlıların protein yapısından daha önce bahsetmiştim. Proteinler amino asit adı verilen yirmi farklı yapı taşından oluşur ve DNA tarafından bütün canlılarda tamamen aynı sistemle kodlanır. Bunların on ikisi insanda ve hayvanda sentezlenebilir, ama sekizi bizde de, “hayvanda da” yapılamadığından “esansiyel” olarak adlandırılır. Yem endüstrisi bu yapılamayan sekizi “sentetik” kaynaklardan (bakteri kültür tankları) ya da GDO’dan […]

Devamını Oku