Skip to main content

Halk tanımının irdelenmesi, toplumun işlevini yitirmiş halk melekesi

Toplumu oluşturan sınıflar içerisinde soylular (günümüzdeki karşılıkları daha çok soylu olmaya özenen elitlerdir), entelektüeller (günümüzdeki aydın sözü bunları karşılamaz) ve bürokratların yeri üç aşağı be yukarı bellidir. Sorun yasalara en çok tabi olması beklenen halkın nasıl tanımlanacağındadır. Çünkü “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” temelinde oluşturulan anayasanın en fazla ilgilendirdiği kesim aslında halktır. Halk mevcut üretimin çoğunu […]

Devamını Oku

Anayasaların kökenleri ve esasları

Devletler işlerin yürütülmesi ve milleti oluşturan vatandaşlarının çeşitliliği gereği (sınıf kavramı da bunun içine girer) bir anayasaya ihtiyaç duyarlar. Anayasa uygulamadaki detaylar konusunda bir bilgi vermez, ama ana ilkeleri belirlemelidir. Üstelik anayasanın yazılı olarak bulunmadığı İngiltere gibi ülkeler de söz konusudur. Bu ülkelerde teamüller (gelenekten gelen yazılı olmayan kurallar) işleyişi belirler, yeter ki kuralın ne […]

Devamını Oku

Devlet kavramının kısa öyküsünde siz hangi sınıftansınız?

Bayramı bir şekilde yasa kavramını ve yönetim modellerini okuyarak geçirdim desem yeridir. Bunu yapmamın gerekçeleri bu kadar tartışılan “yeni Anayasa yazılması” kavramına aşina hale gelmek ve yasa yazmanın tarihçesini öğrenmekti. Aslında benim gibi ortalama birinin yasalarla ilişkisi çok yoğun değildir, hele hele genel uğraşı alanı sağlık olduğunda ve yasaya aykırı şeyler yapmaya da çalışmıyorsanız, düzenin […]

Devamını Oku

Önünüze çıkan yollardan “diğerine” saptığınızda…

Yaşam boyunca hayat önünüze birtakım yollar açar ve siz onlardan birine saparsınız. Yollar kimi zaman kolay ve çekici, kimi zaman zor ve meşakkatli olsa da, seçiminizi siz genellikle kendiniz yaparsınız. Çocukken, yani henüz safken yolları çevrenizdekiler fısıldar kulaklarınıza. Daha iyi not almak için öğretmenin gözüne mi girmek kolaydır, yoksa daha mı çok çalışmalısınız? Sınıfın seçkinlerine […]

Devamını Oku

Eğitim-öğretim anlayışımız yeni düşünceye ne kadar elverişli?

Bizim ilkokuldan üniversiteye dek süren eğitim-öğretim modelimiz size geçen hafta sözünü ettiğim mevcut bilginin sorgulanmasını ne kadar karşılar, ciddi bir tartışma konusudur. Eğitim davranış modelleri kazandırmayı hedeflerken, bilginin sorgulanması ve kazanılması kavramıyla zaten ilgilenmez, asgari özelliklere sahip bir birey yetiştirmeyi yeterli bulur. Dahası eğitim süreci ilköğretim yıllarına sınırlıdır, üniversiteler misyonları içerisinde eğitimi sıralasalar da, genellikle […]

Devamını Oku

Düşünceyi kalıptan kurtarmak, öncekinin sorgulanmasını gerektirir

İnsanın bugün geldiği yere baktığımızda, “uygarlık” adına geliştirdiğimiz her şeyin aslında bir şekilde doğanın taklidi ya da en azından tekrarı olduğunu görürüz. Bu yeteneksiz olduğumuz anlamına gelmez, ancak beraberinde “faydacı” bir yaklaşımı ister istemez barındırır. Bana bir zamanlar sorulan soruyu (aslında bir istem) bir defa daha size yönelteyim. Sorulduğunda içimden ilk geçirdiğim “şimdi nasıl cevaplar […]

Devamını Oku

İngiltere’nin tarımsal üretim anlayışı ve fiyatlar

İngiltere’deki market ve doğal tarım incelemelerimizin bu son yazısında üretim ve fiyatları irdeleyeceğiz. Bizim üretime yönelik gördüğümüz örnek yer tamamen doğal üretim yapan bir küçük çiftlik olan Low Sizergh Barn’dı (www.lowsizerghbarn.co.uk). Ancak ülke geneline bakıldığında bütün arazinin serbestçe dolanan, daha doğrusu başlarında ne çoban ne köpek bulunan koyun ve ineklerle dolu olduğunu görüyorsunuz. İngilizlerin bu […]

Devamını Oku

İngiltere’den market manzaraları (1)

Geçtiğimiz hafta hayatımın en sıra dışı seyahatlerinden birini gerçekleştirmek amacıyla İngiltere’ye gittim. Doktorlar ya da gazeteciler tatil amaçlı seyahat etmiyorlarsa genellikle tanıtım ya da kongre söz konusudur. Tıbbı sıkça eleştiren bir doktorun, doğrudan ilaç endüstrisinin sponsorluklarıyla gerçekleştirilen ana akım kongrelerle zaten ilgisi yoktur. Buna karşılık bir süre sonra gazeteci olarak davet edilmesi de “anlamlı” olmayacağından […]

Devamını Oku

İçinizde tartışmanız gereken samimi bir soru

Geçen hafta sözünü ettiğimiz katma değer meselesinin bizim günlük yaşamımızı bağlayan başka bir boyutu daha var, aslında bunu herkesin kendi içinde çok iyi tartışması gerekiyor. Bundan otuz-kırk yıl önce üretim sürecinde insan gücü çok önemli bir bileşendi, katma değer insan emeği tarafından sağlanırdı. İster montaj bandı olsun, ister ambalaj aşaması, son ürünü ortaya çıkaran unsurların […]

Devamını Oku