Skip to main content

Vücudun çatısı, yemeğin jölesi, işte bir kollajen bilmecesi (Günümüz beslenme alışkanlıklarına ‘ağır’ bir eleştiri)

İnsan vücudu her ne kadar birbirinden farklı organlardan oluşmuş gibi görünse de, hatta söylemi daha ileri götüreyim, canlılar alemi birbirinden çok farklıymış izlenimini verse de, aslında yapı taşlarından tutunuz, örüntüye kadar pek çok ortak özelliklere sahiptir. DNA içeriği pek çok canlıda benzerlik gösterir, proteinlerin kodlanması ise bire bir aynıdır. Daha önce yazmıştım, dört baz ve 20 […]

Devamını Oku

AB şeker kotalarını 2015’te kaldırmayı hedefliyor

Avrupa’nın en büyük gıda ve içecek toplantısı olan FoodDrinkEurope’un bir gün sonrasında Şekerli Mamul Üreticileri Derneği (ŞEMAD) ve AB Çikolata, Bisküvi ve Şekerleme Sanayicileri Derneği (COABISCO) tarafından şekerin geleceği üzerine bir panel düzenlendi. Toplantının açılış konuşmalarından birini gerçekleştiren TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Başkanı İbrahim Yiğit, AB mevzuatına uyumlulaşma sürecinde gıda güvenliği konusunun başta […]

Devamını Oku

AB’ye giriş vizemiz gıda endüstrisi olacak

Geçtiğimiz hafta Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu’nun (TGDF) davetlisi olarak “FoodDrinkEurope 2012” Kongresi’ne katıldık. Avrupa Birliği’nin en büyük gıda ve içecek sektörleri buluşması olarak Brüksel’de gerçekleştirilen kongre, birliğin kuruluşunun 30. yıldönümü olması nedeniyle özel bir önem taşıyordu. TGDF’nin davetine icabet eden konuklar arasında biz basın mensupları dışında, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu […]

Devamını Oku

Newton’a bir elma yetmişti, GDO’culara 200 fare yetmiyor (EFSA’ya Fransız öpücüğü)

Geçtiğimiz ay genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) kanser yaptıklarına ilişkin yeni bir çalışma yayınlandı (1). Bu çalışma üzerine Fransa başta olmak üzere pek çok ülke yem yapımında kullanılan GDO’lar dahil pek çok soyu inceleme altına aldı. Ancak Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) çalışmayı araştırma yöntemini bahane ederek reddetti. Bir tek araştırmanın bile GDO konusunda bu kadar […]

Devamını Oku

Bilgilerin sorgulanması, “aklın serbest bırakılmasını” gerektirir

İnsan aklı sınırsız çalışabilen, ama garip bir işleyiş özelliği gösteren sıra dışı bir sistemdir. Akıl bir gelişim engeli yoksa herkese verilmiştir, sıra dışı olmasının nedeni ise “bağlanabilir” olmasıdır. Özellikle sorgulama yeterliliği olmayanlarda akıl bağlarından kurtulamaz. İşin daha kötü yanı, aklın bağlarından kurtarılmasının, yani serbest bırakılmasının okumayla ilişkili olmamasıdır. Bilgi kazandırma öğretimin işidir, eğitimin amacı ise […]

Devamını Oku