Skip to main content

Önünüze çıkan yollardan “diğerine” saptığınızda…

Yaşam boyunca hayat önünüze birtakım yollar açar ve siz onlardan birine saparsınız. Yollar kimi zaman kolay ve çekici, kimi zaman zor ve meşakkatli olsa da, seçiminizi siz genellikle kendiniz yaparsınız. Çocukken, yani henüz safken yolları çevrenizdekiler fısıldar kulaklarınıza. Daha iyi not almak için öğretmenin gözüne mi girmek kolaydır, yoksa daha mı çok çalışmalısınız? Sınıfın seçkinlerine […]

Devamını Oku

Eğitim-öğretim anlayışımız yeni düşünceye ne kadar elverişli?

Bizim ilkokuldan üniversiteye dek süren eğitim-öğretim modelimiz size geçen hafta sözünü ettiğim mevcut bilginin sorgulanmasını ne kadar karşılar, ciddi bir tartışma konusudur. Eğitim davranış modelleri kazandırmayı hedeflerken, bilginin sorgulanması ve kazanılması kavramıyla zaten ilgilenmez, asgari özelliklere sahip bir birey yetiştirmeyi yeterli bulur. Dahası eğitim süreci ilköğretim yıllarına sınırlıdır, üniversiteler misyonları içerisinde eğitimi sıralasalar da, genellikle […]

Devamını Oku

Düşünceyi kalıptan kurtarmak, öncekinin sorgulanmasını gerektirir

İnsanın bugün geldiği yere baktığımızda, “uygarlık” adına geliştirdiğimiz her şeyin aslında bir şekilde doğanın taklidi ya da en azından tekrarı olduğunu görürüz. Bu yeteneksiz olduğumuz anlamına gelmez, ancak beraberinde “faydacı” bir yaklaşımı ister istemez barındırır. Bana bir zamanlar sorulan soruyu (aslında bir istem) bir defa daha size yönelteyim. Sorulduğunda içimden ilk geçirdiğim “şimdi nasıl cevaplar […]

Devamını Oku

İngiltere’nin tarımsal üretim anlayışı ve fiyatlar

İngiltere’deki market ve doğal tarım incelemelerimizin bu son yazısında üretim ve fiyatları irdeleyeceğiz. Bizim üretime yönelik gördüğümüz örnek yer tamamen doğal üretim yapan bir küçük çiftlik olan Low Sizergh Barn’dı (www.lowsizerghbarn.co.uk). Ancak ülke geneline bakıldığında bütün arazinin serbestçe dolanan, daha doğrusu başlarında ne çoban ne köpek bulunan koyun ve ineklerle dolu olduğunu görüyorsunuz. İngilizlerin bu […]

Devamını Oku

İngiltere’den market manzaraları (1)

Geçtiğimiz hafta hayatımın en sıra dışı seyahatlerinden birini gerçekleştirmek amacıyla İngiltere’ye gittim. Doktorlar ya da gazeteciler tatil amaçlı seyahat etmiyorlarsa genellikle tanıtım ya da kongre söz konusudur. Tıbbı sıkça eleştiren bir doktorun, doğrudan ilaç endüstrisinin sponsorluklarıyla gerçekleştirilen ana akım kongrelerle zaten ilgisi yoktur. Buna karşılık bir süre sonra gazeteci olarak davet edilmesi de “anlamlı” olmayacağından […]

Devamını Oku

İçinizde tartışmanız gereken samimi bir soru

Geçen hafta sözünü ettiğimiz katma değer meselesinin bizim günlük yaşamımızı bağlayan başka bir boyutu daha var, aslında bunu herkesin kendi içinde çok iyi tartışması gerekiyor. Bundan otuz-kırk yıl önce üretim sürecinde insan gücü çok önemli bir bileşendi, katma değer insan emeği tarafından sağlanırdı. İster montaj bandı olsun, ister ambalaj aşaması, son ürünü ortaya çıkaran unsurların […]

Devamını Oku

Uçların katma değeri, elleri bağlamanın ağır bedeli

Uzun zamandır yazmak istediğimin özetini siz zaten izliyorsunuz. Bir vücudun dokusu benzer görünse de, daha doğrusu biz öyle düşünsek de aynı değildir. Bizim yaşama tutunmamızı da işte bu farklılık sağlar. Yaklaşık yetmiş yıllık yaşamınıza doğduğunuzda aslında henüz erkendir, bakılmak zorundasınız. Buna karşılık, zaman içinde elbette büyüyüp serpilirsiniz. Sinir sisteminiz yaklaşık üç yaşta bileşim olarak tamamlanır, […]

Devamını Oku

Siyah Kuğu

Geçtiğimiz hafta Washington’da düzenlenen 32. Türk Amerikan İlişkileri Yıllık Toplantısı, aslında ağırlıklı olarak tarım alanındaki işbirliklerine odaklanmıştı. Artık bilinmez daha önceden mi hissedilmişti, istenen düzeyde bir katılım gerçekleşmedi. Hep derim, ABD düzen sahibi bir ülkedir, karşılıklı tarımsal ticarete ilişkin veriler de yine onlardan geldi. Geçtiğimiz yıl genelinde ABD’den yaklaşık 2 milyar dolar mal almışız, aynı […]

Devamını Oku

Gezi yollarında dolanıyorum, yitirdim umudu, aranıyorum

Eminim çoğumuz Taksim Gezi Parkı’ndan öyle ya da böyle geçmişsinizdir, bazılarınız oturup çay da içmişsinizdir. Evlendirme Dairesi’nin yanındaki küçük çay bahçesi, gide gele dost olduğum çayhanecileri, parkın kaldırılacağını söylediklerinde doğrusu pek inanmamıştım. Aslında yeşil alanların ortadan kaldırılması yaklaşımı yeni de değildi, Ulus Arberetumu, Karayolları arazisi birer birer alış veriş merkezi, villa ve rezidansa dönüşürken, kentsel […]

Devamını Oku