Batı / ABD neden beyin göçü alır?

Mühendislik kendi geliştirdiklerinden aynı mantığı kullanarak giderek daha iyilerini yapar. Cep telefonları herkesin bildiği en iyi örneklerden biridir. İlk modeller sadece konuşmayı ve mesajlaşmayı sağlayan, ama işlemci kapasitesi sınırlı başlangıçlardır. Bu sırada bilgisayarlar da benzer aşamayı sürdürür, yani bugün artık kullanımı olanaksız olan disket sürücülü 80286 mikro-işlemcili modellerin hafızları ortalama 50 megabaytlarla başlar. Bu hard-disk kapasitesi günümüzde çoğu dosyayı bile alamaz. Derken yeni telefon modelleri çıktığında başlangıçta 40 isimle kısıtlı telefon hafızaları yüzlere erişirken, bilgisayarlar da daha yüksek hızlı işlemcilerle donanır. Gelişme ne kadar hızlı ve gözümüzün önünde gerçekleşse de, kavranamaz, dokunmatik ekranların geliştirilmesi tuş sistemlerini ortadan kaldırır. Bu telefon modelleri daha karmaşık, ama tuş sisteminin mekaniğini içermediğinden daha kolay üretilebilir sistemlerdir. Benzer durum hızla bilgisayarları da kapsamaya başladığında ister istemez bir sonraki aşama telefon ve bilgisayarın birleşmesi olacaktır. Bu günümüzün akıllı telefon denen modellerini doğurur, artı istediğiniz yerden istediğiniz bilgilere erişebilir, bambaşka karmaşık işlemleri yapabilirsiniz. Okumaya devam et “Batı / ABD neden beyin göçü alır?”