Julia ile Akşam Yemeği (Batı bilimi için farklı ve anlaşılabilir bir yeni bilim senaryosu)

Julia ile Akşam Yemeği geçen hafta da sözü bağladığımız üzere bir “bilimsel kurgu” olarak yazılmıştır: (1) İçerikte bilimsel kavramlar anlatılmaktadır, bahsedilen bütün kavramların seçilmiş referansları vardır. (2) Anlatılan bilimsel kavramlar diyaloglar halinde sunulur. Bunda amaç okuyucunun sıkılmasını önlemek, konuları araya giren arka plan (akıldan geçen) düşüncelerle tamamlamamaktır. Yine de her bölümün ardından iki sayfa halinde, kurgudan bağımsız, aktarılmak istenen bilgi ayrıca açıklanır.

Okumaya devam et “Julia ile Akşam Yemeği (Batı bilimi için farklı ve anlaşılabilir bir yeni bilim senaryosu)”

Yeni kitap: Vicdan Hayat Kurtarır

Bazı projeler planlanarak hazırlanır, ama bazıları da kendiliğinden gerçekleşir, hayat gibi. Sonradan projeye dönüşecek bu çalışmanın başlangıcı Şükriye Özgül’ün “Haberuçur” sitesi için bir röportaj talebiyle başladı; buna bir ikincisi eklenince bir nehir söyleşisine dönüşmesinin daha iyi olacağına karar verdik. Böylelikle söyleşimiz genellikle haftalık buluşmalarla sürdü. Okumaya devam et “Yeni kitap: Vicdan Hayat Kurtarır”

Kitap okuma alışkanlığı neden azaldı?

(10-18 Kasım 37. İstanbul Kitap Fuarı için hatırlatma)

Farkında mısınız bilmiyorum, özellikle üniversite gençliğinde kitap okuma alışkanlığın giderek azaldı. İşim gereği karşılaştığım gençlere “ne sürede kaç kitap” okuduklarını sorduğumda, genellikle kitap okumadıklarını anlıyorum. Üniversitelerde çoğunluk yılda bir kitap, “o da belki” düzeyinde kalıyor. Bunların kendini daha akıllı sananları “ben bilimsel kitaplar okurum” derken, biraz kurcalayınca aslında okunması mümkün olmayan “textbook”ları kastediyor. “Textbook”  denen kitaplar okumak için değildir, bilimsel alana özgüdür, ama aslında başvuru amacıyla alınır. Birkaç bin sayfa kuşe kağıda basılmış bu külliyatlar yayın periyotları içerisindeki gelişmelerin dökümünü vermeyi amaçlar. Dolayısıyla bunlar gerçek kitap sınıfında yer almazlar. Okumaya devam et “Kitap okuma alışkanlığı neden azaldı?”