Skip to main content

Kart oyunlarının biyoloji modeli

Geçen haftalarda kısaca anlatmaya çalıştığımız oyun ve özellikle oyun kartları aslında biyoloji için de bir model oluşturur. Poker dahil bütün kart oyunlarında (blöf olasılığını saymazsanız), sonucun anlamlı olabilmesi için renk ya da dizi temelinde birliktelikler gerekir. Kartlarda temel iki renk kırmızı ve siyahtır, ama bunlar dört farklı dizide tezahür eder. Kartların bir anlam ifade edebilmesi […]

Devamını Oku

Bir artı bir nasıl yine bir eder?

Anatomi betimleme sanatı olmakla birlikte doğru yorumlayabilirseniz aslında gördüğünüzden fazlasını verir. Zira “yapı taşları vardır, aslında var olan biçimleri doldurur, bunlar nihayetinde olaylarla sonuçlanır” önermesi doğru görünmektedir. İş bu sonuca neden olan süreci algılamaktadır, nitekim aritmetik veya geometrik diziler de bunun üzerine kuruludur. Ortalama bir insan kendi içinde tekrarlamakta olan düzeni zaten fark eder, fark […]

Devamını Oku

Dalak konusunda bir irdeleme, anatomi nasıl yol gösterir?

Günümüzde matematik ve fiziğin biyolojik bilimlere yol göstermesi aslında biraz geri plana itilmiştir, zira arkadan gelen kimya ve biyokimya konuyu moleküller düzeyine indirir. Buna karşılık detay anlamı berraklaştıracağına bilakis bulanıklaştırır. Buradaki temel sorun “yapının mimarisinin yapı taşından anlaşılamayacağı” gerçeğidir. Yapıtaşları, yani moleküller zaten bütün canlılarda üç aşağı beş yukarı benzerdir. Siz ne kadar detay görürseniz, […]

Devamını Oku

Ördek gagalı platipus meselesi

Bilim camiasında daha önce karşılaşılmamış bir canlının bulunması beklentisi düşüktür, ama bu canlının başka canlıların bileşimi olarak görülmesi ise fazlasıyla şaşırtıcıdır. Geçen hafta tanımlamaya çalıştığımız ördek gagalı memeli ise gerçektir, platipus olarak adlandırılır. “Gagalımemeligiller” (Ornithorhynchidae) familyasındandır. Avustralya ve Tasmanya nehirlerinde yaşar, ağzı ördek gagasına benzer, çok iyi yüzer, ayakları beş parmaklı, perdeli ve kanca tırnaklıdır, […]

Devamını Oku

Bulmak ve anlamak üzerine bir örnek, yeni sorular nasıl doğar

Soru sormak iyi bir şeydir, ancak doğru soruyu sormak zor bir eylemdir. İnsanı sormaya, sorgulamaya götüren şey merakıdır, ama merak bilgi ile donanmazsa doğru soruya erişmesi olanaklı değildir. Bir örnekle açıklamaya çalışalım, bir gün ormanda yürürken canlılığını kaybetmiş, ama bildiğimiz hiçbir şeye benzemeyen bir varlık bulduğumuzu düşünelim. Bu durum eğer merakımız varsa bulunanın ne olduğunun […]

Devamını Oku

Gerçeklik durumunun erişilemez hali: Yumurta örneği

Felsefi soru sormak ve buna yanıt aramak biyoloji alanında da kaçınılmaz bir durumdur. Geçen yazıda anlattığımız “memenin anneye mi yoksa bebeğe mi ait olduğu” sorusu bunlardan biridir. Bizim rutin gündelik düşünce biçimimizde sorunun yanıtı “anneye ait” gibi görünmektedir, zira memenin salgıladığı süt bebeğe ait olsa da, doku annededir. Oysa sütün salgılanması doğumun gerçekleşmesiyle başlar, annenin […]

Devamını Oku

Felsefi sorulara bir örnek: Emziren annenin meme dokusu kime aittir?

Bilimin büyük bir kısmı tanımlamalar ve betimlemelerden oluşur. Örneğin ne olduğu bilinmeyen bir organ bulunduğunu varsayın, ilk ve en kolay yapabileceğiniz şey o organın dış görünüşünü, diğer dokularla olan komşuluklarını betimlemektir. Hatta bazen betimleme zaten yapılmıştır, ama ortaya konmuş olan şeyin bir organ olduğu yüzyıllar sonrasında anlaşılabilir. Mezenter denen doku bu durumun son örneklerinden biridir. […]

Devamını Oku

Meraklısına bilim (II) : Tıpta ve biyolojide gözlemin sorunları

Aslında iyi bir deneyin temel özelliği “basit” olmasıdır, ancak basit deney planlamak çok zordur. Newton örneğinden anlatmaya çalışalım, “elma yüksekten bırakılınca yere düşer” temel gözlemdir. Siz elmanın düşme (ya da yeryüzü ve elmanın birbirini çekme) durumunun detaylarını (hız, kuvvet); yükseklik, elma büyüklüğü gibi bileşenleri değiştirerek ölçtüğünüzde deney yaparsınız. Ne var ki ortamın hava yoğunluğu, deneyin […]

Devamını Oku

Gerçeğin kurgulanamaması: Biyolojik bilimlerde “aksiyom / postulat / belit” sorunu

Bizim kurduğumuz uygarlık iki farklı alanda ortaya çıkar. Bir alan bizim yaptıklarımızdan oluşur; örneğin mühendislik alanları, bir şeyi önce aklınızda planlar, sonra uygulamaya geçirir, ardından verimini sınar ve sonra seri imalatının peşine düşersiniz. Otomotiv endüstrisinden tutun, cep telefonları, inşaat ve kombilere kadar her mühendislik alanı aslında bizim kurguladığınız düzenekleri içerir. Bu alanda kısıtlayıcı olan kavram […]

Devamını Oku

Bileşik form (kimera) sadece yapıya değil, işlev ve kişiliğe de yansır

Geçen hafta sözünü ettiğimiz insanın kimera modelini destekleyen pek çok önermede bulunabilinir. Genel kısıtlılık “içine doğulan dünyayı anlamak” olduğunda önermeler de aslında insandan değil, hayvan ve bitki modellerinden gelir. Bunlar aynı örüntünün farklı biçimleridir, dolayısıyla biçim doğru bakış açısına oturtulursa arkada yatan anlam ortaya çıkar. Ancak öyle ya da böyle açıklanması çok zor “özgül” durumlar […]

Devamını Oku