Skip to main content

Mafyanın yozlaşması cinin lambadan çıkmasıdır

Gelişmiş olduğu varsayılan toplumlarda devletin idare biçiminde roller belirlenmiştir. Seçildiği varsayılan kişiler (meclis) kanunların konulmasını üstlenir, konulan kanunlar hukuk sisteminin süzgecinden geçirilir, kabul görürse bunlara uymak vatandaşların sorumluluğundadır. Vatandaştan kendi seçtiği temsilcilerinin koyduğu kanunlara uyması beklenirken, denetleme özerk kurumların, ihlalleri saptama güvenlik birimlerinin, suç unsuru olup olmadığının sorgulanması yargının, ama nihai karar yine bağımsız olması […]

Devamını Oku

Toplumdaki gruplaşma dinamiği nasıl belirlenir?

Yapılanma özelliği gösteren toplumlar ya da topluluklar öyle ya da böyle belli kurallara tabidir. Bu kurallar kanunla düzenlenebileceği gibi geleneklerle çerçevesinde de belirlenebilir. Kanunun ne olduğu açıktır, ama gelenekler yazılı değildir; öncekilerden yaşayarak öğrenilen ve sonrakilere uygulanarak aktarılan davranış biçimleridir. Toplulukta işleyiş belli olduğunda ister istemez bir hiyerarşik düzen doğar. Bu düzen usta-çırak ilişkisi gibidir, […]

Devamını Oku

Bilgiyi aktarmanın zorlukları

İnsanın bildikleri ayrı şeydir, anlatabildikleri ise apayrıdır. Yani siz aslına bir konuyu iyi bilebilirsiniz, ama iş bunun anlatılmasına geldiğinde durum değişir. Bir şeyin iyi biliniyor olması onun anlatılabilmesi için yeterli olmaz. Çünkü siz zaten işin içindesinizdir, aslında bildiklerinizi de kendi kendinizi reddetmeye çalışmak yoluyla onaylatmışsınızdır, ama anlatabilmek bambaşka meziyettir. O zaman mecburen gerçek ya da […]

Devamını Oku

Poker oyununun mantığı: Kartlar görünenden fazlasını anlatır

Oyun mantığının ne olduğunu geçen yazımızda dile getiremeye çalıştık. Oyunlar salt akıl, salt şans ya da bu ikisinin bileşimi şeklinde oynanır. Salt akılla oynanan oyunlar ustalık gerektirirken, salt şansa dayalı olanlar genellikle kişinin duygusal durumunun bir sonucudur. Bu tür oyunlar önce merakla başlayıp daha sonra hızla alışkanlığa da dönüşebilir. Hem akıl hem de şansa dayanan […]

Devamını Oku

Oyun kuramına giriş

Hayatımızda kullandığımız gereçlerin, uyguladığımız yöntemlerin ve hatta eğlenmek için oynadığımız oyunların belli bir mantığı vardır. İki haftadır açıklamaya çalıştığımız vasistas, bunlardan birincisi ve ikincisine örnek verilebilir. Hem bir gereç ve hem de bir yöntemi tarif eder. Bizim bunu kullanıyor olmamız artık vasistasın geçmişinden ayrı bir durumdur. Oyun kuramı bireyin başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu “stratejik […]

Devamını Oku

Vasistasla ilişkili bilgiler, kelime oyunları ve yorum

Geçen haftanın devamı olan bu yazının amacı elbette bir konuya bilimsel ışık tutmak değildir. Öncelikle bir değerli okurumuzdan gelen uyarıyı aktaralım, geçen hafta Türkçe’nin Hint-Avrupa kökenli olduğuna dair hatamız “Ural-Altay kökenli” olduğu şeklinde düzeltildi, teşekkür ederim. Tabi biz de bu durumda dillerin kökeni kavramını okumaya başladık. Dillerin kökeni bambaşka bir durum, dilin ortaya çıkmasını açıklayan […]

Devamını Oku

Sözcüklerin kökenleri kültürleri birbirine bağlayan izlerdir

Bize öğretilen şeylerin çoğu aslında irdelenmeden kabul edilen adlandırmalardan oluşur. Bu adlandırmaların, isimlerin, sıfatları ya da fiillerin nereden geldiğini araştıran dil bilimi dalına etimoloji adı verilir. Etimoloji bir kelime cambazlığı değildir, kelimenin kökünün nereden gelmiş olduğunu anlamaya çalışır. İçine doğduğunuz alemi hiç bilmediğinizi var sayın, o zaman etrafta gördüklerinizin bir adı olmayacaktır. Bu seçenekte ilk […]

Devamını Oku

Seçimlerimize dair bir film analizi: “Okyanus Sekizlisi” (Ocean’s 8 )

Başkahramanımız (1) beş yılı aşkın bir süredir içeride yatmaktadır. Çalmış, durum anlaşılmış, ama ortağı gammazladığından içeri o girmiştir. Gün gelip serbest bırakıldığında planı hazırdır. Dünyanın en büyük elmas şirketinin (Cartier ) kasasında duran 150 milyon dolarlık gerdanlığı çalacaktır. Plan hem karmaşık, hem de basittir: “New York Metropolitan Sanat Müzesi yararına, her yıl olduğu gibi bir […]

Devamını Oku