Skip to main content

Palm yağının sağlık etkileri

Palm yağıyla ilgili esas tartışma sağlık açısından faydaları ve zararları noktasında ortaya çıkıyor. Bu konunun da temelinde elbette ticari yön var, yağlar bir yerde birbirlerine ticari rakip, palm en avantajlı fiyatı sunuyor. Palmi fiyat avantajı doğrudan coğrafya etkisi, tropik iklim çok üretken, palm mevsimlik dikilen bir bitki değil, hava koşulları sabit, hibritleştirme çalışmaları yüksek verimi […]

Devamını Oku

PIPOC 2017 notları: Palm yağı nasıl elde edilir?

Siz bu yazıyı okuduğunuz saatlerde, pazar gidilip çarşamba dönülen Malezya Palm Yağı Zirvesi henüz ikinci gününde olacak. Alınan mesafeye görece oldukça kısaltılan bu seyahat, pek çok konuya maydanoz olarak katkı sunan Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) vesilesiyle gerçekleşti. Palm yağının kanser yaptığı yönündeki EFSA açıklaması birkaç aydan geriye gitmez. Konu sorulduğunda aynı düşüncede olmadığımızı açıklayınca, […]

Devamını Oku

“Epeydir canımı sıkıyorsunuz sizi takip etmeyi bırakıyorum”

Türk Dil Kurumu sözlüğü “canını sıkmak” sözünü “sözlerle veya davranışlarla kişinin neşesini kaçırmak, huzurunu bozmak” olarak tanımlar. Yani “canını sıkmak” karşılıklı bir ilişki söz konusu olduğunda geçerlidir. Günlük yaşamda karşılaştığınız iğnelemeler, laf sokmalar, kinayeli konuşmalarla biri haklı ya da haksız neşenizin kaçmasına neden olabilir.

Devamını Oku

Nuray Mert’in Cumhuriyet’teki köşesi neden boş kaldı?

Doğrusu ilk duyduğumda pek bir şey ifade etmedi, “Nuray Mert’in Cumhuriyet gazetesindeki yazılarına son verildi” diyordu köşe yazarları. Damdan düşenin neden düştüğü bilinmez, olabilir dedim, bu zamanda ‘vakayı adiye’dendir. Lakin sonra tartışma sürünce, gazetenin köşe yazarları cephelerine çekilip savunma verince okumam farz oldu. Nuray Mert’in Cumhuriyet Gazetesi üzerinden konuşan kalemi iki yazısı nedeniyle susturulmuştu. İlki […]

Devamını Oku

Gündem denen kavram nasıl oluşur?

Alternatif söylem, söylem sahibinin duruşu, medyanın bunu yansıtışı, bilinirlik ve takipçilerin oluşumu dinamiğini geçtiğimiz iki yazıda aktarmaya çalıştık. Konuyu irdeleyen bu son yazıyı lütfen kendi adınıza da okuyun, yani mesele sadece büyük ölçekte bilinir olmakla ilişkili değildir, toplum içinde (mahalle, okul, cemiyet vb.) bilinir olmanın herhangi bir biçimine de kolaylıkla adapte edilebilir, özellikle de siyasete…

Devamını Oku

“Dünya tersine dönse vazgeçmem. Gökteki güneş sönse vazgeçmem…”

Önceki iki yazıda “herkesi ilgilendiren beslenme gibi bir konuda görüş beyan edip, bunu adabıyla savunanların” yaşayabilecekleri sorunları anlattık. Ancak toplum içinde bilinir olmak, o kişinin kendinden kaynaklanmayan sorunlar da doğurur. Herkesi ilgilendiren bir konuda görüş bildireni izleyenler aslında kendi içinde “homojen” ( aynı) değildir. Konu “ye ya da yeme” ikilemi olduğundan (boğaz davası) değer verip […]

Devamını Oku

“Geriye sadece bir kişi kalacak!”

Medya kanalları aracılığıyla tanınmaya başlayan simanın kazandığı bilinirlik, dış dünyada, yani sokaklarda, AVM’lerde de onu takip etmeye başlar. Yerleşik (akademik) genel görüşten farklı bir şey söyleyen kişi, söyleminin arkasında durabiliyorsa ister istemez reyting alır. Bu noktada aslında kişilik özellikleri de belirleyicidir, yani tartışma şekli, kendine has sevimliliği vb. etkenler onu genelin içinde daha seçilir ve […]

Devamını Oku

“Sev dedi gözlerim…”

Bu satırlarda daha çok bilimsel konularda yazıyoruz, doğrudan tavsiyelerde bulunmuyoruz, politikaya ise neredeyse hiç girmiyoruz. Bilimsel konularda yazmak güzel şeydir, ancak toplumdaki beklentiyi genellikle karşılamaz. Bu durum günümüze özgü değildir. Bilim aslında meraktan kaynaklanır, ama iki amaçla yapılır; ya önünüzde çözmeniz gereken ya da iyileştirilmesi gereken bir durum vardır, siz bunun üzerinde çalışırsınız. Bir hastalığın […]

Devamını Oku