Skip to main content

Hiçlik

Bize eğitimimiz ve öğretimimiz adına kurumsal olarak öğretilenler sahip olduğumuz pozisyonu yükseltmeye yöneliktir. İlk ve orta öğretimi bitirir, adından yüksek öğretime geçeriz. Bu yetmez uzmanlaşma, mastır, doktora peşine düşeriz, hatta bu da yetmez akademisyen olmakta ısrar edip, doçentlik ve profesörlük peşinde koşarız. Bunlar öğretimle ilgili yükselmemizin hedefleridir. İşle ilgili yükselmemiz de aslında farklı aşamalar dizisi […]

Devamını Oku

Kemal Abi’nin yumurtaları

Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan ve mahdumları bir zamanlar Arjantin’den getirilen genetiği değiştirilmiş mısır ithalatıyla gündeme düşen ticari girişimlerine yenilerini eklediler ve ticari portföylerini genişlettiler. Böylelikle “mısırı civcivlere yedirecekleri” konusunda sözlerinin eri olduklarını ispatladılar, nankör basının kurcalayıp villaların yıktırılma kararıyla sonuçlanan inşaat sektöründeki girişimlerini bile gıda sektörüne kaydırdılar. Gıda sektöründe şu an için en çok […]

Devamını Oku

Soğuk bir kış gecesiydi ve kar yağıyordu

Soğuk mu soğuk kış akşamlarının bir başkasıydı dışarıda olup biten. Kar yağıyordu, ama Beyoğlu’nun değil ışıkları, yağan kar da havayı yumuşatmaya yetmemişti. Ben böyle akşamların kendi içinde ayrı bir büyüye sahip olduğuna inanırım çoğu kez. Oysa “bir ekmek parası” için yoluma çıkan yaşlı kadın, sokakta mendil satmaya çalışan küçük çocuk ve üzeri kapanmak üzere olan […]

Devamını Oku

Işın Demirkent olmak

Prof. Dr Işın Demirkent’i kaybettik. Çoğu kez olduğu gibi ansızın, apansızın yaşamımızdan ayrıldı. Biz bu durumdan layıkıyla şaşkın, beri yanda ne kadar günlük yaşamımızın sürdürülmesi için çabalasak da, bir süre durup öylece düşündük. Varlığın değeri ancak yoklukta anlaşılabilir ya: “Kimdi Işın Demirkent ve neden bizi bu kadar etkilemişti?”. Bu yazı Bizans tarihi konusunda dünyanın sayılı […]

Devamını Oku

Yaşam uzun bir deneysel çalışmadır

Yaşam uzun bir deneysel çalışmadır. Önce emeklemeyi, daha sonra ayakta durmayı, yürümeyi ve koşmayı öğrenirsiniz. Öğrendiklerinizin ve öğreneceklerinizin haddi hududu yoktur, ilk deneyimleriniz de çoğunlukla can yakıcı olanlarda vuku bulur. Ateşin sıcak ve yakıcı olduğunu ilk yandığınızda, buzda kayabileceğinizi ilk düştüğünüzde anlarsınız. İğne bir yerinize batabilir ve bıçak siz istemeseniz de keser. Neyse ki anneniz […]

Devamını Oku

Sakıp Sabancı İstanbul’da

“Hadi istersen seninle Sakıp Amca’nın evine gidelim” dediğimde hamburgerinin sonunu kemiriyordu. “Sonunu yemesem olur mu?”, “Elbette”, dedim, “doyduysan yemene gerek yok”. Yeme alışkanlığı henüz bana çekmemişti, belki de bize öğretilen “tabağında geride bir şey bırakma” öğretisinden pek nasibini almamıştı ondandır diye düşündüm, ama benim gibi hamburgeri kenarlarında yemeye başlayıp en sonunda soslu ve etli kısmını […]

Devamını Oku

Futbol ve ulusal duruşumuz

Benim futbolla çok fazla alış verişim olmadığını sanırım sizlerle daha önce paylaşmıştım. Futbol öyle ya da böyle, toplumun ilgi odağı olan bir spor dalı olmasına karşılık gerek söz konusu olan büyük paralar, gerekse yönetimlere sağladığı ayrıcalıklar nedeniyle benim saygımı uzun süreden beri yitirmişti. Lakin Şifo Mehmet’in İsviçreli futbolculara olan “müdahalesi” gündeme düştüğünde, bu çekincelerimde çok […]

Devamını Oku

Babamı uğurlamak

“Nee!” dedim, “Tripod hasta mı?”. Olan bitenin besbelli ki taçlanmasıydı kedimin hasta olması. 15 Ağustos 1999’da bana ilk geldiğinde, son büyük güneş tutulmasıydı, son büyük depremin sadece iki gün öncesi. 7.4’le sallanmıştık da Tripod yattığı yerden kalkmak zahmetine bile katlanmamıştı. Hani hayvanlar depremi öncesinden hisseder ve uyarırlarmış ya, tamamen hikaye, kapıp kucağıma çelik kapının eşiğine […]

Devamını Oku

Ben sana hala mecburum

Sen bilmezsin, ben sana hep mecburdum. Bir akşam vakti aklıma düşmüştün ilk, bir erken yazdı sanırım. Koca köyde henüz üç evdik, akşam ışığına bakardım yatağımdan. Ne kadar geç olsa da saat onu bulmazdı çoğu kez, ben sönen ışığında sarı saçlarını okşardım. Senden çok sonra uyurdum, o zamanlar sadece elini tutmayı düşler dururdum. Sahilde sarı saçlarınla […]

Devamını Oku

Alkol yasağının olumlu yanları

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bağlı belediyelerin alkollü içeceklerin satışı ve içkili restoranların yerlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin görüşleri ve uygulamalarını büyük bir ilgi ve merakla izlemekteyiz. Ülkemizde alkol tüketiminin azaltılmasında büyük katkılar sağlayacak olan bu proje sayesinde genel ahlak düzeyimizin hak ettiği yeri bulacağı da kuşku götürmemektedir. Alkolün bütün kötülüklerin anası sayıldığı hatırlandığında her ne kadar […]

Devamını Oku