Skip to main content

Poker oyununun mantığı: Kartlar görünenden fazlasını anlatır

Oyun mantığının ne olduğunu geçen yazımızda dile getiremeye çalıştık. Oyunlar salt akıl, salt şans ya da bu ikisinin bileşimi şeklinde oynanır. Salt akılla oynanan oyunlar ustalık gerektirirken, salt şansa dayalı olanlar genellikle kişinin duygusal durumunun bir sonucudur. Bu tür oyunlar önce merakla başlayıp daha sonra hızla alışkanlığa da dönüşebilir. Hem akıl hem de şansa dayanan […]

Devamını Oku

Oyun kuramına giriş

Hayatımızda kullandığımız gereçlerin, uyguladığımız yöntemlerin ve hatta eğlenmek için oynadığımız oyunların belli bir mantığı vardır. İki haftadır açıklamaya çalıştığımız vasistas, bunlardan birincisi ve ikincisine örnek verilebilir. Hem bir gereç ve hem de bir yöntemi tarif eder. Bizim bunu kullanıyor olmamız artık vasistasın geçmişinden ayrı bir durumdur. Oyun kuramı bireyin başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu “stratejik […]

Devamını Oku

Vasistasla ilişkili bilgiler, kelime oyunları ve yorum

Geçen haftanın devamı olan bu yazının amacı elbette bir konuya bilimsel ışık tutmak değildir. Öncelikle bir değerli okurumuzdan gelen uyarıyı aktaralım, geçen hafta Türkçe’nin Hint-Avrupa kökenli olduğuna dair hatamız “Ural-Altay kökenli” olduğu şeklinde düzeltildi, teşekkür ederim. Tabi biz de bu durumda dillerin kökeni kavramını okumaya başladık. Dillerin kökeni bambaşka bir durum, dilin ortaya çıkmasını açıklayan […]

Devamını Oku

Sözcüklerin kökenleri kültürleri birbirine bağlayan izlerdir

Bize öğretilen şeylerin çoğu aslında irdelenmeden kabul edilen adlandırmalardan oluşur. Bu adlandırmaların, isimlerin, sıfatları ya da fiillerin nereden geldiğini araştıran dil bilimi dalına etimoloji adı verilir. Etimoloji bir kelime cambazlığı değildir, kelimenin kökünün nereden gelmiş olduğunu anlamaya çalışır. İçine doğduğunuz alemi hiç bilmediğinizi var sayın, o zaman etrafta gördüklerinizin bir adı olmayacaktır. Bu seçenekte ilk […]

Devamını Oku

Seçimlerimize dair bir film analizi: “Okyanus Sekizlisi” (Ocean’s 8 )

Başkahramanımız (1) beş yılı aşkın bir süredir içeride yatmaktadır. Çalmış, durum anlaşılmış, ama ortağı gammazladığından içeri o girmiştir. Gün gelip serbest bırakıldığında planı hazırdır. Dünyanın en büyük elmas şirketinin (Cartier ) kasasında duran 150 milyon dolarlık gerdanlığı çalacaktır. Plan hem karmaşık, hem de basittir: “New York Metropolitan Sanat Müzesi yararına, her yıl olduğu gibi bir […]

Devamını Oku

Seçimlere dair bir başlangıç yazısı: Afrika’da bisiklet turu

İnsanlar diğer canlıların çoğunun aksine, kendine özgü bir kabullenme dinamiği gösterir. Sosyoloji alanında çalışanlar bu dinamiği anlamaya çalışarak yaşamlarını geçirir, oysa ortada aslında pek anlaşılabilecek bir durum yoktur. Olmuş olayların açıklamasını yapmaya çalışmak nispeten kolaydır (maç kritiği yapmak gibi), olmakta olan bir olayın dinamikleri genellikle çok zor anlaşılır. Bunun en güzel örnekleri ise seçim aşamasında […]

Devamını Oku

Kitap önerisi: Mikrobiyota “İçimizdeki mikroplar ve yaşama büyüleyici bir bakış”

Yaşam aslında sadece bizim varlığımızla ortaya çıkan bir süreç değil. Hayvanat bahçesinde bir geziyle başlayan “Mikrobiyota / İçimizdeki Mikroplar ve Yaşama Büyüleyici Bir Bakış”, Ed Yong’un New York Times Bestseller (çok satar) eseri; bunu bugüne kadar en iyi dile getirmiş olan kitaplardan biri olma özelliğiyle ayrılıyor. Zaten Yong aklınıza gelebilecek bütün iyi bilimsel dergiler ve […]

Devamını Oku