Skip to main content

Tıbbın endüstrileşmesi: Olağan şüphelilerin doğuş hikayesi

Tıbbın bugün bir çıkmaz sokağın içine düşmüş olması aslında şaşırtıcı değildir, ama bu sokak kör bir uçla sonlanmaz, bilakis kendi içinde geçişlerle (labirent) aslında devamlılık arz ettiğini düşündürür. “Tıp ilerlemekte, sürekli yeni bir şeyler bulunmakta, gelişmeler topluma müjdelenmektedir”. Oysa aslında elle tutulur fazlaca bir gelişme yoktur, olması da beklenmemelidir. Peki neden?

Devamını Oku

Anlatamıyorum

Bizim biyoloji ve insan vücudu konusundaki okumalarımızın aslında iki amacı var. İlki, aslında içine doğup da hiç bilmediğimiz bir sistemin açıklanması. Bunu yapmanın en kolay yollarından biri bugüne dek yapılanları gözden geçirmektir. Örnekle anlatmaya çalışalım, C vitamini eksikliği skorbüt denen bir tabloya neden olur. Düz ansiklopedi bilgisi olarak verelim “halsizlik, kolayca kanayan ve geriye çekilen […]

Devamını Oku

Tıbbın içine düştüğü durum, lütfen iyi okuyunuz

Yaklaşık son yirmi yıldır toplumun büyük kısmına bulaşmış olan “konum elde edeyim, daha çok kazanayım, başkasının ne olduğu umurumda değil” yaklaşımının en üzücü kısmını kuşkusuz tıp oluşturuyor. Ticaret erbabı olan kesimde bu anlayış biçimi “nasıl olursa olsun en ucuzunu elde edeyim ve bol bol satayım” biçiminde meydana gelirken, hizmet sektörlerinde de daha farklı bir anlayış […]

Devamını Oku

“Yemezler”

Bu kitabın yazılmasındaki birinci amaç gıda ve hastalık ilişkisidir, ama erişilebilen olası bütün kaynakların  geriye dönerek okunduğu ve bilgilerin gözden geçirildiği dört yıllık süreç, aslında biyolojiye ve tıbba başka bir yorum getirilebileceğini de göstermiştir. Hastalıklar ve beslenme arasında tahmin edilenden daha ciddi bir ilişki olduğu ortaya çıkmaktadır. Ne var ki beri yandan, canlı sistem de […]

Devamını Oku

İkinci Gıda Kongresi tablosu: Vazo önündeki civcivler, kazlar ve tiranla

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından düzenlenen 2. Gıda Kongresi geçtiğimiz hafta yapıldı. Kongre bakanlık, endüstri ve akademinin katılımıyla gerçekleştirildi. “Yüzüncü yıla on kala” sloganıyla düzenlenen toplantının genel amacı gıdada 2023 vizyonunun saptanması, güvenlilik ve sürdürülebilirlikti. Ancak konuşmaların içeriğinden çok, konuşmacıların seçimi ve sergiledikleri tavır kongrenin iyi niyetli hedeflerini gölgeler bir hal aldı. Bu satırları yazmamızın ana nedeni de […]

Devamını Oku

Gıda ve içecek sanayi 2023 hedefleri: Önemli ve erişilebilir

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu’nun (TGDF) gerçekleştirdiği ‘Arama Toplantısı’ndan elde ettiğimiz bilgilere bu hafta Başkan Şemsi Kopuz’un aktardığı görüşleriyle devam ediyoruz. Kopuz endüstrinin bu konuma erişmesinde şüphesiz en fazla katkıda bulunmuş kişilerden biridir ve endüstrinin ihracatta ikinci sıraya yükselmesinde uzlaştırıcı ve birleştirici yaklaşımıyla haklı bir pay sahibidir. Şöyle diyor: “Türk gıda ve içecek […]

Devamını Oku

Gıda ve İçecek Dernekleri Federasyonu’nun 2023 vizyonu

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) geçtiğimiz hafta sonu 2023 hedeflerine yönelik bir ‘arama toplantısı’ düzenledi. Toplantıya biz de sizin adınıza katıldık, hem sektörü daha yakından tanıma şansını elde ettik, hem görüşlerimizi naçizane aktardık. TGDF ülkemizde otomotivden sonra ikinci büyük endüstriyi oluşturuyor. Başkan Vekili Rint Akyüz’ün verdiği bilgilere göre, ihracatta geçen sene Cumhuriyet […]

Devamını Oku

Fillerin neden saçı var?

Fillerin neden saçı var? (Üniversite-endüstri işbirliğinin güncel ve hazin bir özeti) Değişen dünya düzeni, ister istemez değil, tam olması gerektiği gibi üniversiteleri de “kar odaklılık” çerçevesinde şekillendirmekte. Para kazanmak kötü bir şey değil, ancak bilimsel düşüncenin mantığını “paraya çevrilebilir ürüne” dönüştürdüğünüzde, patent haklarıyla korunmuş bir sürü ürününüz olsa bile yeni düşüncenin önünü doğrudan tıkamış oluyorsunuz. […]

Devamını Oku

Kolesterol meselesini Doğu gözüyle okumak: (I) Beş benzemezden floş royal çıkar mı?

Sağlık gündeminde son haftalarda tartışılan ana konu kolesterol ve bunu düşürmeye yönelik ilaçlar oldu. Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Prof. Dr. Ahmet Aydın ve Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta “kolesterolün vücut için gerekli olduğunu ve kan değerlerinin düşürülmesine yönelik ilaçların “hiç kullanılmaması” gerektiğini söylerken, Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) başta olmak üzere Batı tarzı bilimi savunan […]

Devamını Oku

Sağlıkta tehcir, harcamalar ve popülizm: “Ak dağlara kar yağıyor üşümedin mi?”

Tam Gün konusunda nasıl bir çözüm geliştirileceği henüz bilinmese de, İstanbul Tıp Fakültesi’nin (Çapa) Monoblok Cerrahi Binası (hiçbir abartım yok) artık tamamen boşaldı. Gazetelere yansıyan haberler Çapa ve Cerrahpaşa’dan toplam 450 öğretim üyesinin ayrıldığını göstermekte (Yalçın Bayer, Hürriyet, 8 Kasım 2011). Sağlık Bakanı’nın çok küçük bir arsız kesimi hedef alarak neden olduğu bu tehcir (zorunlu […]

Devamını Oku