Skip to main content

“Yaşamın akışkan formu” bilgilerin birleştirilmesinin başlangıcıdır

Biyoloji, yani canlıların yaşam özellikleri konusunda yazılanlar da, aynen tıbbın büyük bölümü için geçerli olduğu üzere betimlemelere dayalıdır. İnsan ilk kez gördüğü bir şey için elbette sadece tanımlayıcı bir dil kullanabilir. Bilgi birikimi arttıkça, aynı işlevin diğer canlılarda nasıl gerçekleştiği anlaşıldıkça, betimleyici bilgilerin birleştirilip bir yoruma varılması da olanaklı hale gelir. Ne var ki bu […]

Devamını Oku

Uçları seven bakteriler: Kokorece güzelleme

Bugün bilindiği kadarıyla kendi olanakları dahilinde çoğalabilen hücrelerin üç farklı türü bulunmaktadır, bunlar prokaryotlar adı verilen bakteriler, memeliler de dahil canlıların hücrelerini oluşturan ökaryotlar ve arada kalan ve ayrı bir grup olarak kabul edilen arkea adlı sınıftır. Arkea bakterilerle ortak bir takım yapısal özellikler gösterir (küre, spiral, basil ya da düzensiz dış görünüş sergileyebilir, tek […]

Devamını Oku

Uçları seven bakteriler: Ekstremofiller

Yüksek sıcaklık, yüksek basınç, aşırı soğuk, aşırı tuzluluk, oksijen miktarının çok az olması, yüksek doz radyasyon, ultraviyole gibi koşullarda yaşayabilen, yani “uç ortamları seven” mikroorganizmaların ekstremofil olarak adlandırıldığından geçen yazımızda bahsetmiştik. Bu bakteriler, örneğin diğerleri oksijeni enerji kaynağı olarak kullanırken, metan ya da sülfürü de enerji oluşturmada kullanabilirler. Dolayısıyla diğer bakterilerin ya da bizim hayatta […]

Devamını Oku

Tavuk sanılan, piliç denilen kuş-III

Küresel piliç döngüsü, Türkiye’deki uzantıları Bu antibiyotiklerden mesela roksarson Pfizer tarafından üretilmekte, metionin hidroksi analoğu bir Monsanto kuruluşu olan Novus International tarafından satılmaktadır. Roksarsonun birinci sınıf kanserojen arsenik bileşiği olduğu FDA tarafından Ekim 2013’te kabul edilmiş, McDonalds roksarsonlu piliç kullanımını iki yıl içerisinde sonlandıracağını Mart 2015’te açıklamıştır (ama elbette hiç antibiyotiksiz değil, tavuk “fast”-food zincirine […]

Devamını Oku

Tavuk sanılan, piliç denilen kuş-II

Bilimsel arka plan Şimdi gelelim işin bilimsel arka planına, yani bir civcivi 40-45 günde nasıl 2.2-2.5 kg canlı ağırlığa getirebildiklerine, bunu neye binaen yaptıklarına… Aslında bu süreci bir kitap bölümü olarak anlattım, okuma lütfünü gösterenler için kaynaklarıyla birlikte fazlasıyla açıklayıcıdır. Bu yazıyı yeniden ve daha fazlasını isteyenler için yeniden hazırladım. Tartışmayı pilicin bilinen, daha doğrusu […]

Devamını Oku

Bir şey aslından daha iyi olabilir mi?

Son haftaların tavuk / piliç tartışmaları (bu sitede de yer alacak ikinci ve üçüncü yazılar), yürümeye ve irdelemeye değer bir yol açarak sonuçlandı; “bir şey aslından daha iyi olabilir mi?” “Asıl olanın” bir şeyin esası olduğu mantığıyla düşündüğümüzde olmazmış gibi geliyor ki, genelleme olarak yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Mesela piliç aslı olan tavuktan daha iyi olamaz. […]

Devamını Oku

Kaliteli beslenme konusunda yerel yönetimlere düşenler

Biz doğal koşullarımız içerisinde her ne kadar farkına varmakta zorlansak da, aslında beslenme gelenekten gelen belli bir sistematik üzerine kurulmuştur. Bu sistematiğin bir tarafında “mevsimine göre beslenme” kavramı yer alırken, nasıl oluştuğunu bilemediğimiz diğer kısmında ise hangi gıdanın, ne şekilde pişirilerek ve hangi diğer gıdalarla birlikte tüketilebileceği bilgisi vardır. Örneğin salatalık hemen hemen bütün kültürlerde […]

Devamını Oku

Kuş gribi beyaz et ya da tavuk yemekle bulaşmaz

Kuş gribi geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme geldi. Basından yansıyan, Balıkesir’in Bandırma ilçesinde üç üretim tesisi karantinaya alınarak dezenfeksiyon uygulandı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da zaten gereken önlemlerin alınmış olduğunu vurguladı. Biz de bu yazıyı tavukçulukta ve endüstriyel piliç üretiminde zaman zaman yaşanabilen bu durumun (işin fıtratında var desek), önlem alındığında tamamen kontrol altına alındığını vurgulamak […]

Devamını Oku

Hayatın İlk 1000 Günü; bebek beslenmesinin temel rolü

Geçen hafta başında Nutricia’nın Utrecht’te bulunan beslenme araştırma merkezini ziyaret ettik. İki günlük bu inceleme gezisi elbette sadece görmek değil, aynı zamanda bir şeyler öğrenmek amacını taşıyordu. Bilimsel bilgi sadece okuyarak kazanılmıyor, zaman zaman o konuda çalışanların görüşlerini almak ya da pek çok şey okuyarak kazanılamayacak bilgiye doğrudan erişmek olanağını sunuyor. Bazen öyle bir şey […]

Devamını Oku

Kök, toprak ve bakteri etkisi, sistemlerin işleyiş ilişkisi

Sindirim ve solunum sistemlerini geçen hafta aktardığımız bakış açısıyla yeniden değerlendirelim. (1) Her iki sistemden aynı dokudan gelişmektedir, yani yemek ve solumak aslında aynı sürecin farklı parçalarıdır. (2) Her iki sistemin de kendine özgü bir bakteri örtüsü vardır (flora), bunlar arasında da benzerlikler vardır, ancak kalın bağırsak ya da solunum yollarındaki yerleşimleri rastlantısal değil, özelleşmiş […]

Devamını Oku