Değerli olan bilgi hangisidir?

Ana bilim dallarının ortaya çıkışları ve gelişmeleri biz farkına varmasak da kısmen gözlenebilir. Bir ana bilim dalı genellikle konuyla doğrudan ilişkili olmayan bir amatör tarafından temellendirilir. Bu kişiler aslında bilimin her alanına meraklıdır, sanata tutkundur, kısmen içine kapanıktır, ama merakları ve koşullar, yeni yapılacak binanın temelinin kazmalarıyla sonuçlanır. Örneğin genetiğin babası sayılan Gregor Mendel (1822-1884) aslında rahiptir, ilgi alanı botaniktir, anlamak istediği konu, uzun yalnızlık dönemlerinin getirisi olarak yine uzun sürede gözlemlenebilecek kalıtım prensipleridir. Mendel bunun için bize anlatıldığı kadar basit çalışmaz, bezelyeler meselesi birkaç saksı ve birkaç hafta değildir, çıkarımları büyük bir tarlada yetişen bezelyelerin tek tek tozlaşmalarının engellenmesi ya da kolaylaştırılması gibi “deli pösteki sayar” bir çabanın ürünüdür. Mendel bulgularını devrin önemli botanik dergilerinden birine gönderir, alan dışından olduğu için karşılık bulmaz. Çalışmalarının sonuçları onun ölümünden çok daha sonraları başka biri tarafından ortaya çıkarılıp adı yaşatılır. Okumaya devam et “Değerli olan bilgi hangisidir?”

Yeni kitap: Vicdan Hayat Kurtarır

Bazı projeler planlanarak hazırlanır, ama bazıları da kendiliğinden gerçekleşir, hayat gibi. Sonradan projeye dönüşecek bu çalışmanın başlangıcı Şükriye Özgül’ün “Haberuçur” sitesi için bir röportaj talebiyle başladı; buna bir ikincisi eklenince bir nehir söyleşisine dönüşmesinin daha iyi olacağına karar verdik. Böylelikle söyleşimiz genellikle haftalık buluşmalarla sürdü. Okumaya devam et “Yeni kitap: Vicdan Hayat Kurtarır”

Kitap okuma alışkanlığı neden azaldı?

(10-18 Kasım 37. İstanbul Kitap Fuarı için hatırlatma)

Farkında mısınız bilmiyorum, özellikle üniversite gençliğinde kitap okuma alışkanlığın giderek azaldı. İşim gereği karşılaştığım gençlere “ne sürede kaç kitap” okuduklarını sorduğumda, genellikle kitap okumadıklarını anlıyorum. Üniversitelerde çoğunluk yılda bir kitap, “o da belki” düzeyinde kalıyor. Bunların kendini daha akıllı sananları “ben bilimsel kitaplar okurum” derken, biraz kurcalayınca aslında okunması mümkün olmayan “textbook”ları kastediyor. “Textbook”  denen kitaplar okumak için değildir, bilimsel alana özgüdür, ama aslında başvuru amacıyla alınır. Birkaç bin sayfa kuşe kağıda basılmış bu külliyatlar yayın periyotları içerisindeki gelişmelerin dökümünü vermeyi amaçlar. Dolayısıyla bunlar gerçek kitap sınıfında yer almazlar. Okumaya devam et “Kitap okuma alışkanlığı neden azaldı?”

Cezvede kaynatılan kutu süt neden patlar?

Kutu sütlerin cezve içinde ısıtılması sonucu patlamaları sosyal medyada ciddi karşılık buldu. Konuyla ilgili üreticiler “bu durumun o ürün serisine özel olabileceği, ama genel bir durum olmadığı” şeklinde açıklamalar yaptı. Ne var ki gözlenen ve aktarılanlar (medya mensupları dahil) göstermektedir ki, “süt patlaması” genel bir sorundur. Bizim UHT kutu süt konusundaki görüşümüz açıktır, hele hele çocukların beslenmesi amacıyla “kesinlikle önerilmez”, olsa olsa kahveye konabilir. Ama bu yazı kötüleme amacı taşımamaktadır. “Süt patlamasını” naçizane bilgilerimiz çerçevesinde, endüstrinin de yararlanması amacıyla açıklamaya çalışacağız, değerlendirmeyi size bırakacağız. Okumaya devam et “Cezvede kaynatılan kutu süt neden patlar?”

Keçiboynuzu ne menem bir şeydir?

Aslında çok ilginç bir şeydir, çünkü yapısal olarak ağaca benzer bir özellik gösterir, ama meyve biçimine baktığınızda aslında baklagiller familyasına dahil görünür. Keçiboynuzunu değerli yapan belki de budur, ama baklanın aksine çekirdekleri yenemeyecek kadar serttir, başka amaçlarla kullanılır. Meyvenin bakla için kabuk sayılacak yuvası yenir ya da kullanılır. Bu bölge aslında çekirdeklerin korunması için mevcuttur, başlangıçta yeşil olmakla birlikte olgunlaştıkça kararıp bildiğimiz koyu kahverengi görüntüsünü alır.  Tarihteki kullanımı ise çok eskidir, hatta tıbbi bitkilerden biri olarak kabul edilmiştir. Nasıl kestane de bu şekilde kabullenilip yaygınlaştırılmışsa, keçiboynuzu da özellikle solunum yolları hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Yenilen kabuk kısmı etki olmakla birlikte serttir, tadı ise kendine özgündür. Baskın bir tadı alamayabilirsiniz, lakin diğer meyvelerin aksine çok fazla şeker barındırmaz, liften zengindir. Dolayısıyla “bir damla bal için bir çuval keçiboynuzu” yakıştırmasını hak eder, değeri de aslında buradan gelir. Kan şekerini etkileyebilecek kadar serbest şeker barındırmaz, ama mineral açısından çok fazla zengindir. Okumaya devam et “Keçiboynuzu ne menem bir şeydir?”

Sekreter yapılanmasının temel prensipleri

Sekreter mafyasından kastedilen elbette bizim günlük yaşamdaki mafya algısı değildir. Şirketler ya da resmi kuruluşlar gibi çok kişinin çalıştığı ve bir yönetim merciinin bulunduğu ortamlarda bir ya da daha çok sekreterin varlığı kaçınılmazdır. Sekreter yöneticinin sadece yardımcısı olmaz, yeri geldiğinde “yönetici sekreteri”, ama daha doğru bir ifadeyle “yönetici sekreter” konumu kazanır. Yönetimden sorumlu kişi işleri sekreter üzerinden yürütür, dolayısıyla olup bitenden birinci derecede haberdar olan kişi aslında sekreterdir. Sekreter randevuları ayarlar, ağırlama sorumluluğunu üstlenir, gerek duyulan bilgilere en kısa yoldan erişimi sağlar. Dolayısıyla sekreter iyi bir sırdaş olmak zorundadır, bu sırdaşlığı yanında durduğu kişinin özel işlerine dek varır. Bunlar genellikle sekreterin bilgisi dahilinde gerçekleşir, aksi takdirde risklidir. İyi bir sekreter edinmek bu nedenle çok zordur, karşılıklı güven zaman içerisinde oluşur. İyi bir sekreter de şu aşamalardan geçer: Okumaya devam et “Sekreter yapılanmasının temel prensipleri”

Mafyanın yozlaşması cinin lambadan çıkmasıdır

Gelişmiş olduğu varsayılan toplumlarda devletin idare biçiminde roller belirlenmiştir. Seçildiği varsayılan kişiler (meclis) kanunların konulmasını üstlenir, konulan kanunlar hukuk sisteminin süzgecinden geçirilir, kabul görürse bunlara uymak vatandaşların sorumluluğundadır. Vatandaştan kendi seçtiği temsilcilerinin koyduğu kanunlara uyması beklenirken, denetleme özerk kurumların, ihlalleri saptama güvenlik birimlerinin, suç unsuru olup olmadığının sorgulanması yargının, ama nihai karar yine bağımsız olması gereken mahkemelerin tasarrufundadır. Eğitim seviyesi yüksek toplumlar konulan kurallara uyar, kuralın eleştirisi ise sivil toplum örgütleri tarafından yapılır. Okumaya devam et “Mafyanın yozlaşması cinin lambadan çıkmasıdır”

Nar denen gizemli meyve

Önce size bu yazıları hazırlarken nasıl bir yol izlediğimize dair kısa bilgi verelim. Eğer aktarmaya çalıştığımız doğrudan bilgimiz dahilindeyse kolay anlaşılır biçime sokup yazıyoruz. Ama nar gibi daha az bilinen bir alansa, bu kez bir ön okuma yapıyoruz, bunlar bilimsel makaleler oluyor. Nar bugüne dek üzerinde en çok araştırma yapılan besinlerden biri çıktı, hatta “nar bilimi” diye bir kavramdan söz ediliyor. Narı anlamadım dememin nedeni daha çok yapısı, içinden her biri ayrı çekirdek içeren taneler çıkıyor, doğada pek benzeri yok. Okumaya devam et “Nar denen gizemli meyve”