Skip to main content

Ar-Ge yapabileceğimize ben inanıyorum, peki ya siz?

Hatırlarsınız, 26 Haziran’da Novartis ilaçları adına genel müdürleri Altan Demirdere’nin düzenlediği, “Türkiye’de ilaç temel araştırmaları yapılabilir mi” sorusuna yanıt arayan bir toplantıya katılmıştım. Toplantıyı Tınaz Titiz yönetmişti ve sonuç raporu geçtiğimiz günlerde bize ulaştı; Sayın Demirdere’ye, Sayın Titiz’e ve toplantıya görüş sunan herkese müteşekkirim. Aslında bu köşeyi olabildiğince sağlık sektöründen ayrı tutmak istiyorum, ancak bugünkü […]

Devamını Oku

Evrenin prensipleri: Altın oran

İşin garip yanı, size geçen hafta dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştığım evrenin prensipleri günlük yaşantımızın da ayrılmaz parçalarını oluşturur. Bütün yönetimler tek bir kişi tarafından temsil edilir, bunun altında tıpkı tanrılar panteonuna benzer kurullar vardır. Dualite prensibinin çok fazla örneği bulunmaktadır, bazıları dişi erkek gibi iki kutbu temsil ederken, diğerleri iyi-kötü gibi aslında birbirlerine göre değerlendirilebilecek […]

Devamını Oku

Bilinmeyenin sınırları: Evrenin prensipleri

İçerisinde bulunduğumuz evrenin Büyük Patlama sonucunda yaklaşık on beş-yirmi milyar yıl önce oluştuğundan size daha önce söz etmiştim. Evren bu patlamanın ardından halen genişleme fazındadır ve bu genişlemenin sonucu olarak yıldızlar birbirinden uzaklaşmakta, evrendeki ortalama yoğunluk giderek azalmaktadır. Oluşturduğu düşük dalga boyundaki radyo frekansı halen saptanabilen patlama sonrası bu genişlemenin, daha yüz milyarlarca yıl süreceği […]

Devamını Oku

Tarikat, linç ve hukuk

Eminim tarikat çemberindeki cinayet konusunu duymayanınız kalmamıştır. Fatih’teki bir tarikatın üyelerinden birinin, namaz sırasında cemaatin önde gelenlerinden birini öldürmesinin ardından, kendisi de linç edildi. Olay polis kayıtlarına “intihar” olarak geçilmeye çalışıldıysa da, Adli Tıp Kurumu’nun raporu ölüm nedeninin darp (linç) olduğunu doğruladı ki, tartışmanın çok boyutlu hale gelmesi de bundandır. Olayın merkezindeki yanıtlanması gereken soru […]

Devamını Oku

Uygarlık nedir?

Uzun süreden beri aklımı kurcalayan önemli sorulardan birini “uygarlığın tanımı” oluşturuyor. Uygarlık (uygar olma hali) denildiği zaman herkesin aklına çok iyi bilindiği sanılan “gelişmişlik hali” gelse de, uygarlık tanımını yapmak gerçekten çok güç görünmekte. Bizim sıradan bakış açımızdan değerlendirdiğimizde uygarlık daha çok teknolojik ve bir yere kadar da kültürel gelişmeyle ilişkilendiriliyor. Oysa teknolojik gelişmişlik uygarlığın […]

Devamını Oku

Uygarlık nedir?

Uzun süreden beri aklımı kurcalayan önemli sorulardan birini “uygarlığın tanımı” oluşturuyor. Uygarlık (uygar olma hali) denildiği zaman herkesin aklına çok iyi bilindiği sanılan “gelişmişlik hali” gelse de, uygarlık tanımını yapmak gerçekten çok güç görünmekte. Bizim sıradan bakış açımızdan değerlendirdiğimizde uygarlık daha çok teknolojik ve bir yere kadar da kültürel gelişmeyle ilişkilendiriliyor. Oysa teknolojik gelişmişlik uygarlığın […]

Devamını Oku

Bilinmeyenin sınırları: Ruh nedir?

“Kitap” konusunda son yazdığım yazıyı saymazsanız, size bilinmeyenler konusunda bugüne dek yazdıklarım sadece fiziksel dünyayla ilgiliydi. Dünyanın oluşumu, uygarlıkların ortaya çıkışı, evrimin gerçek olup olmadığı ya da insanın kökeni, bildiklerimiz ya da bilemediklerimiz dahilinde fiziksel dünya ile ilişkilendirilmiştir. Lakin özellikle kutsal kitaplarda ve bütün inanışların kadim metinlerinde insanın (hatta bütün canlıların) beden ve ruh olmak […]

Devamını Oku

Su samurları

Türkiye’nin Birinci Ulusal Su Samuru Sempozyumu geçtiğimiz yıl Antalya’da toplandı. Su samurlarını çok seven ve Türkiye’ye yerleşmiş, hatta Türk vatandaşı olmuş bir Alman çift, bu sempozyumun toplanmasına öncülük etti. İki günlük toplantının sonunda varılan nokta bir organizasyon kurulması ve Türkiye’deki su samurlarının nerelerde ve nasıl yaşadıklarının ortaya çıkarılması idi. Sempozyum işte tam bu aşamada sonlandı, […]

Devamını Oku

Evrende kendi(liği)nden değerli ne vardır?

Kuşkusuz bu soru, sınırları sorgulamak üzere sorulmuştur. Ancak bu soru aynı zamanda son derece safiyane olarak (safça) sorulmuştur, “evrende kendiliğinden değerli ne var, yani hiç kimsenin ya da hiçbir varlığın değer yüklemesinden etkilenmeyen, sadece kendi olduğu için değerli olan nedir?” Cevabını vermek benim gördüğüm kadarıyla kolay değil. Soru aslında son derece kafa karıştırıcı bir aleme […]

Devamını Oku

Bilinmeyenin sınırları: Güneş sistemi nasıl oluştu?

Bugüne dek size bilinmeyenin sınırları ile ilgili en az beş yazı yazdım. Bunlardan bir giriş olma özelliği taşıyan ilkini saymazsanız kayıp kıtalar, tarih öncesi medeniyetler, insanın oluşumu ve evrimin gerçek olup olmadığı gibi pek çok konuyu inceledik. Size aktardıklarım sadece mitolojinin ve tarihin değil, bilimsel verilerin de pek çok kaynaktan incelenmesini kapsıyor, dolayısıyla yazılarda yoğunlaştırmaya […]

Devamını Oku