Skip to main content

Toplumsal yapıyı çözmenin basit ve güvenli yolları (I): Universe 25 Deneyi

Müzik, iletişim, uygarlık gibi kavramların aslında toplumsal yapıyla önemli ilişkisi bulunur. Buna karşılık toplumsal yapının ne olduğu açık değildir, toplumu oluşturan bireylerin, hatta canlıların birbirleriyle sürdürdükleri ilişkileri olarak tanımlamak çok hatalı olmayacaktır. Ekonomik durum (fakir ya da zengin), yetiştirilme biçimi (liberal ya da muhafazakar), eğitim durumu ve buna bağlı konum bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini etkiler. Buna karşılık birey bu özelliklerden herhangi birine fazlasıyla sahip olsa bile (örneğin akademik titr), kendini yine de toplumsal düzene doğrudan konumlandıramaz. Bu nedenle toplum içinde konumlanma daha çok bu özellikler zemininde biriktirilmiş saygınlık ve oluşturulmuş güvene dayanır. Birey aileden zengin, muhafazakar ya da bünyesi gereği entelektüel olabilir, toplumun onu nasıl algıladığı, bu özelliklerini nasıl yansıttığına bağlıdır. Dolayısıyla toplumsal yapı da zaman değişkeni içinde bir yere oturur, sürdürülebilirlik ilişkilerin uçlaşmamasına bağlıdır. Muhafazakar ortam, taşkınlıkları olan birini “iyi bir insan olması” durumunda kolaylıkla kabullenir, içinde barındırır. Bu sürdürülebilir durum toplumsal yapının sağlam kalmasını sağlar, farklı etnik kimlikler birbirinin bayramını kutlar, inançlarına, ibadetlerine saygı duyar, hatta paylaşılabilecek olanları da paylaşır (aşurenin, helvanın konu komşuya ikramı).

Resim deneyi anlatan bir diğer site olan https://curiosity.com/topics/universe-25-began-as-a-mice-paradise-but-ended-as-a-nightmare-curiosity/ adresinden alınmıştır.
Resim deneyi anlatan bir diğer site olan https://curiosity.com/topics/universe-25-began-as-a-mice-paradise-but-ended-as-a-nightmare-curiosity/ adresinden alınmıştır.

“Lebensraum” sadece malumun ilanıdır

Bu toplumsal yapı da bütününde muhafazakardır, durumu koruma eğilimindedir. Dolayısıyla o toplumun yaşadığı yer ya da koşullar için dışarıdan birinin beklentisi varsa nüfuz etme şansı düşüktür. Bunu doğrudan “yeni yaşam alanı açmak” (Lebensraum, İkinci Dünya Savaşı’nın Polonya’nın işgaliye sonuçlanan başlangıç sloganı) olarak algılamayın, ticari nüfuz da aynı yolu izlemek zorundadır. Bir ürün o topluma tamamen yabancıysa, ama siz yerleştirilip satılabileceğine dair umut görüyorsanız, ürünün ya da değişikliğin o topluluğa benimsetilmesi kolay değildir. Bu aşamada serbest piyasanın gizli eli genellikle yeterli olmaz, topluluğun kararlı ve sürdürülebilir dinamiğinin değiştirilmesi gerekir.

Bunu genellikle “yeni ilaç ekim” çalışmalarında görürüz (seeding; tohum saçma). Yeni ürün “karşılanmamış beklentilere çözüm” sloganıyla uygulamaya sunulur. Uygulama için fikir öncüsü denebilecek, klinik şefi vb. doktorlar seçilir. Tanıtım bunlarla kısıtlı tutulur, ama “sunulan bu ayrıcalık” için ek toplantılarla diğerleri de “imrendirilir”. Eğer rakip varsa iş daha kolaydır, rekabet ekim işini kolaylaştırır. Son noktada ilacın gerçekten işe yarayıp yaramaması sorun değildir, yeni seçenek çoktan benimsetilmiştir (reçete yazma alışkanlığı), önemli olan doktor camiasının muhafazakar yapısının, yani “bildiği ilaçtan şaşmama” prensibinin kırılmasıdır.

Universe 25 Deneyi ve sonuçları (lütfen linkten okuyun)

Lakin hedefiniz toplumun “mevcut durumu koruyucu” yapısını parçalanmaksa o zaman iş bu kadar kolay değildir. Toplumsal yapı dış dinamiklerden kolay etkilenmez, dalgalanma gösterse bile denge ve durağanlık kazanma eğilimindedir. Ama göründüğü kadarıyla bunun da bertaraf edilmesi olasıdır. Bu noktada “Universe 25” Deneyi hiç de yabana atılmayacak projeksiyonlar sunar (deneyin Sibel Çağlar tarafından kaleme alınmış açıklamasını http://www.matematiksel.org/bir-toplum-nasil-yok-olabilir-universe-25-deneyi/ sayfasından okuyabilirsiniz). Deney nüfus artışının fare popülasyonun sosyal yapısına etkisini inceler. Kısaca anlatalım; “yaklaşık 2.5 metreye 2.5 metre tabanı ve 90cm duvar yüksekliği olan bir kapalı kutu düzenekte, her duvarda zeminden 50 cm yüksekliğe kadar dikine çıkan, duvara yapışık 16 tane tünel ve her tünelde 4 adet oda, toplam 256 oda kurulur. Isı kontrollü ve sürekli gıda eklenen bu ortama sağlıklı 4 dişi 4 erkek fare bırakılır ve gözlemlenir”. Deneyin detayını lütfen iliştirilmiş linkten okuyun, nüfus hızla artar, ama sosyal düzen bozulur, sonunda fare toplumunun hepsi ölür. Sorun bunun nasıl açıklanacağındadır.

2 thoughts to “Toplumsal yapıyı çözmenin basit ve güvenli yolları (I): Universe 25 Deneyi”

  1. Akla gelenler…

    1. Alismis kudurmustan beterdir. Insanlarin fikirlerinin yanlis oldugunu ispatlasaniz bile onlar ayni yanlista israr ederler. Bircok zaman fikirler ancak bir musibetle degistirilebilir. Bu durumda bile, eskiden hatali dusunenler dogruyu gorseler bile eskiden yanlis dusunduklerini genelde kabul etmezler.

    2. Fare deneyinin insanlardaki versiyonu heralde biraz istanbulun rant icin buyutulmesine benziyor.
    Emlak fiyatlari artiyor, binalar dikine yukseliyor, herkes zenginlestigini zannediyor; bu arada park ve trafik sorunu ortaya cikiyor. Hayat cekilmez hale geliyor. Gunde 5 saat trafikte harciyorsaniz dairenizin teorik olarak bir milyon tl degerinde olmasi da pek bir sey ifade etmiyor.

  2. Yavuz Demirci
    Ilk evre ve patlama evresi;sonrasinda duraklama evresi kacinilmaz sonun habercisiydi aslinda,dogal ortam yaratilmak istenmis;)hic bir tehlike yok,adrenalin yok,böcek avlamak,hali kemirmek kediden kacmak,avlanmak av olmak v.s yok,özgürlükleri kisitlanmis,zoraki bir hayat tarzi benimsetilmeye calisilmis,tabiki degisik huy ve davranislar cikar ortaya,bu suni yasam dayatmasi gibi suni sonuclar verir ve bu verilerden bir fikir sahibi olamazsin:ANCAK.maksat bir toplumu yok etmek ise,yada belli bir elit toplumu(kapitalist,zengin,özel insanlar gibi)bir toplumu nasil rahat ettiririz maksatli yapilmis ise durum meydanda !!!
    Özgürlük her canli icin vazgecilmez bir hayat tarzidir,her nekadar bunu hissettirmedende yapsan,maksat dayatilan mecbur birakilar bir hayat tarzi karsisindaki etki-tepkiyi ölcmek idiyse sonuc ortada kaos;
    ANCAK:beautiful ones grubu,bastan tepkisini koymus,cünkü onlar hayata küsenler,geldikleri dogal ortami özleyenler,bulunduklari ortamin kafes oldugunu farkedenler,unutmayalim özgürlük kavrami hercanli icin aynidir!,kendini izole eden bu grubu,sonucta ayni olan baska bir ortama deyilde,geldikleri dogal ortama geri koyup o sekilde gözlemleseydiler eminim daha saglikli sonuc alabilirlerdi kanisindayim.
    Insanligi yakindan ilgilendiren,gelecegi dizayn etmek,maksatli yapilan birdeney sonucuna variyorum ve her halukarda hüsranla sonuclanir diyorum. Dogal yasama,dogal ortama müdahale edildigi sürece beklenmedik davranis sekilleri cikar,her nekadar hissettirmemeye calissanda…burdan bir sonuc elde edebilirmisin?edersin,bu deneydeki gibi negativ bir sonuc…
    Doganin kanunu vardir,iyi yada kötü mutlaka pozitif bir sonuc elde edersin,ama dogal olmayan suni bir yasam dayatmak,umulmadik(negativ)davranis sekilleri ortaya cikariyor ve bu cok tehlikeli …
    Saygilarimla.
    Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir