Skip to main content
yks 10 rat

Toplumsal yapıyı çözmenin basit ve güvenli yolları: “The beautiful ones” (Güzeller)

John B. Calhoun’un fareler için cennet (ütopya) olarak planladığı, yiyecek ve koşulların  tamamen yeterli olması ve tehdit de bulunmasına rağmen çöken Universe 25 deneyi, beraberinde “The Beautiful ones” (Güzeller) olarak adlandırılan bir alt grubun doğmasına neden olur. “Güzeller” adının verilmesi çağrıştırsa da aslında bir güzelleme değildir. Bu grup olan bitenle hiç ilgilenmeyen erkeklerden meydana gelir. Bunlar diğerleri gibi çatışmaya girmemekte, sadece karınlarını doyurmakta ve kendilerine bakmaktadır. Diğerleri yara bere içinde kalırken (façanın çizilmesi, kuyrukların kopması vb.), Güzeller katılmayıp sadece kendilerine baktıklarından güzel kalırlar. Sorun bu gurubun toplumda bir karşılığının olup olmadığının açıklanmasındadır.

Resim http://www.nature.com/polopoly_fs/1.9630.1324572729!/slideshowimage/10%20rat.jpg_gen/derivatives/fullsize/10%20rat.jpg sitesinden alınmıştır.
Resim http://www.nature.com/polopoly_fs/1.9630.1324572729!/slideshowimage/10%20rat.jpg_gen/derivatives/fullsize/10%20rat.jpg sitesinden alınmıştır.

Güzeller kimdir?

Bugüne kadar gelen önerilerde diler getirilen elitler, entelektüeller, zenginler, hatta evsizler (homeless) gibi karşılıklar Güzeller’i tanımlamamaktadır. Çünkü Güzeller bu sayılanların aksine cinsel davranış da göstermemekte, ürememekte, üretmemekte sadece kendileriyle ilgilenmektedir. Deneyin bir benzeri yapılıp, bu grup aynı koşulları içeren başka bir sisteme konulduklarında da üreme becerilerini sürdürmezler, Güzeller dolayısıyla yaşlanarak ölür ve fare ütopyası yine yok oluşla sonuçlanır.

Yanıtı bulmak ise kolay görünmemektedir: (1) Bu bir fare sistemidir, Güzeller’in insan karşılığı olmayabilir. (2) Güzeller insan toplumunda doğrudan adlandırılacak bir gruba karşılık gelmeyebilir. Örneğin emeklilik aşamasından sonra büyük şehri terk edip sahil kasabalarına yerleşenler de kısmen Güzeller özelliği göstermektedir, ama bunlar tamamen soyutlanmış olarak kalmadıkları gibi, üreme işlevine girmemek gibi bir tutum da benimsemezler, yaşamlarını fikren endişeli, ama eylemsel olarak pasif sürdürürler. Nitekim sahil kasabalarında yaşam sakin geçer, okunan gazeteler bellidir, ama genel sorunlar günlük yaşamda çok az karşılık bulur.

Güzeller nasıl ortaya çıkar?

Dolayısıyla Güzeller’in açıklanmasında başka bir bakış açısı gereklidir. Birincisi Güzeller en baştan ortaya çıkan bir grup değildir, sonradan biçimlenirler. Dolayısıyla Güzeller aslında başka başka gruplardan seçilerek ortak noktaya, yani “olaylara kayıtsızlık” durumuna erişirler. Bunun olası karşılığı “statünün korunmasıdır”. Mesela dünya görüşü konusunda etkin söylemlere sahip bir işadamı ya da işkadını, sermayenin artışıyla birlikte artık “etliye-sütlüye dokunmayan” bir tutum sergiler, bu onun “güzelleştiği” anlamına gelecektir. Bu tutum telefonda işitilen azara binaen ağlamasına, ama gereken yanıtı verememesine yol açabilir. Zamanında ileri derecede solcu olduğu bilinen kişilikler siyasi durumdan faydalanarak “Şems-Mevlana” ilişkisine atıfta bulunabilir, yani yine bir “güzelleşme” durumu söz konusudur. Benzer şekilde “zamanında 6. Filo’ya kafa tuttuğunu” anlatan bireyler de fikren hala eylemlerini savunsalar da, aslında hikaye anlatıcılarına dönüşmüş, dünya görüşlerini şekli işaretlemelerle sürdüren Güzeller’dir.

Benzer güzelleşme durumu politikacılar için özellikle geçerlidir. Zamanında sergiledikleri “yılmaz-dönmez” tutumla toplumun her kesiminin beğenisini kazanan politikacılar, mevki kazandıklarında güzelleşme eğilimindedirler. Söylemler, ilkeler terk edilir ya da dillendirilmez, tek sorun koltuğun kaybedilmemesidir. Bunlar daha çok “rozet politikacıları” denen gruptur, varlıklarını takım elbise ve rozete indirgerler. Meslek ilkelerine bağlılık yemini eden doktorlar başta çoğu meslek erbabı da, mevki ve para zehirlenmesine uğradıklarında güzelleşir, statü zaten kongreler sayesinde yeterince korunmaktadır. Metroseksüalite “güzelleşmenin” doğal bileşenlerinden sadece biridir.

Güzeller de bir zamanlar üreme becerisine sahip ve risk alabilen bireylerdir, refah onları güzelleştirir.

Her şeye rağmen dönmeyenler ise insan toplumunda genellikle vurulur ya da asılır.

Toplumsal yapıyı çözmenin basit ve güvenli yolları: “The beautiful ones” (Güzeller)” hakkında 9 yorum

  1. Biirey olarak hepimizin amacı yaşlılıkta güzelleşmektir,ama çıkarları,statükoyu korumak amacıyla güzelleşme olmamalıdır bu.Çevremizdeki Suriyeli insanlarıda hayat mücadelesi veren insanlarımızıda kapsamalıdır. İnsan vicdanını yanında sımsıkı taşımalı ve kaybetmemek için her akşam uykuya dalarken kendini sorgulamallıdır.

  2. Sanırım en masumu güzel doğmak! Ben erken yaşta güzel gruba girdim ama kaybetmekten korktuğum bir makam yada mevkim yok. Ev-sizler ! Kızmıyorum artık hayata her dönem geçmişin tekrarı. Hatta tarih daha düzeysiz olarak tekrar ediyor gibi geliyor.

  3. Katılmıyorum. Insan ne görmek isterse neyi ispatlamak isterse mutlaka bir delil yada dayanak bulur….ama yazı hoştu

  4. Kaybedecek hiç bir şeyiniz yoksa güzelleşme olasılığı yok ama bizler kaybedeceklerimizi düşündüğümüzden, tam anlamıyla güzelleşmesekte araf ta yaşıyoruz ,çoğumuz farkında değildir ,durumun farkında olmak mutluluk getirmiyor ,kimseye hayrı olmayan bir durum,evet kayıtsız değiliz fakat bunun kime faydası var,kaybeden pisikokolojisi yüklenmiş birey oluyorsun sadece ,konumun aynı belki ama hissiyatın kaybeden!

  5. Beautiful ones ismini takarken bunu biraz sarkastik bir sekilde
    yaptiklarini, yani ovmekden cok asagilama anlaminda kullandiklarini
    tahmin edebiliriz.
    Yine de bunun doneklige karsilik gelebilecegi aklima gelmezdi.

    Bana gore, bunlar kendini rakiplerine gore zayif hissettigi icin mucadele
    etme azmini kendinde bulamayanlar, ve risk-kazanc analizlerinde
    hicbirsey yapmamanin en karli sey oldugunu hesaplayan kimselerdir.

    Eskiden hizli solcu olanlar, ozunde solcu olmayabilirler.
    Yani kendisi fakirdir, bu yuzden esitlik ister, boylece kendi durumunun
    garanti oldugu sistemi tercih eder. Kendisi zenginlesince solculuga ihtiyac kalmaz.
    Ya da kavga ederek populerlesmek icin solculuk bir aractir.
    Kavga edecek enerji kalmayinca solculuk ta biter.
    Ya da bu sahte solcular, belki eskiden beri ajandilar da haberimiz yoktu
    (bkz: Soner Yalcin’in Cetin Altan’in ardindan yazdigi yazi)

    “Solculuk” ve “Milliyetcilik”in, “Turkluk” ve “Kurtluk”un
    birbirlerinin anti tezi olarak halka ezberletilmesi.
    hem saldirganligin hem de dayak yemenin prim yapmasinin beklenmesi,
    halkimizin aptal yerine konuldugunun bir gostergesidir.
    Belki birileri evrimsel bir zaafimizdan yararlaniyor.

    Bu deneyden cok fazla sonuc cikmaz. Sonucta hapishaneden ne farki var.
    Hapiste de nerdeyse butun ihtiyaclar karsilaniyor, ama gardiyanlar olmasa
    mahkumlarin zamanla birbirlerini veya kafayi yemeleri beklenen bir durum olurdu.

  6. Korkularla “Güzeller” çoğalıyor giderek. Başkaldıran degil tek tip toplum olmamız istendigi sürece .
    Topluma bakışınız doğru tesbitlerle dolu, güzellerin, kayıtsızlığını, statüden vazgecmemek diye adlandırmak da dogru elbette. Kaleminize, yureginize saglık.
    Ben daha cok ruhsal yönden bakmak istiyorum. Ruhsal hayatımızı oluşturan sevgidir. Yoğunluğuyla herseyi göze alabilir, dağları aşabilir , kendinizden hep verebilirsiniz. Yüreği dinlemeden; teknolojinin, hızlı yaşamın bencilligi körüklemesiyle, sevgi algısının degismesi sonucunda toplumsal düşünce de degisiklige uğradı . “Sevmiyorsa, yalvaracak degilim, vazgecerim en iyisi”(kalbinden vazgecmektir aslında bu ve insanı güzelleştiren de budur aslında ) düşüncesiyle toplumsal duyarlılık da giderek azaldı ve yerini, “Evet yanlış, ama ben ne yapabilirim? Rahatım bozulacak sonunda, değer mi?” sözlerine bıraktı yerini. Herkes icin huzurlu bir yaşam icin ugraş vermiyorsak yaşamıyor , yalnızca “var”ızdır.
    Yardım etmek, sevmek, üzülmek yaşamaktır. Ruhumuzu canlı tutar, bunlar olmayınca güzel insanlardan olmamız kaçınılmazdır .
    Ne yazik ki günümüzün hızlı yaşamında , bugün üzüldüğümüz konu, çok cabuk yer değiştiriyor, ve bizler hemen unutup günlük yaşama ayak uydurmaya çalışıyoruz .
    İster istemez de toplum olarak yasamayan güzel insanlardan oluyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir