Evde kendi başına internet deneyleri

Ekrandan izlenenin kalıcılığı meselesi kişisel bir sorun mudur, yoksa geneli mi ilgilendirmektedir, henüz bir bilgim yok. Bilgisayar ekranından seçenekli izleme olasılığının yarattığı tek sorun kalıcılık değil, hızlandırma seçeneğinin filmin içeriğine göre, anlamayı engellemeyecek, daha doğrusu rahatsız etmeyecek kadar artırılması daha önce karşılaşmadığım bir seçenek oldu. Bunu kişisel algının çok yüksek olmasına bağlamak, kendini pohpohlamak ya da zamandan tasarrufla açıklanamayacak kadar karmaşık bir tutum halini alıyor. Film sinema ya da DVD’den izlenirken insanın aklına gelmeyecek bu olasılık bilgisayar ekranında konum kazanıyor.

Şekil: Yıllara göre hız ve bellek hafızası (Şekil https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTnRZYR77m74cqaTo6LvVbM4PIp3WIKzF_tpHLF5VE1DplQ0N_60Je7w91u&s=10 adresinden alınmıştır).

Ekrandan izlenenin kalıcılığı meselesi kişisel bir sorun mudur, yoksa geneli mi ilgilendirmektedir, henüz bir bilgim yok. Bilgisayar ekranından seçenekli izleme olasılığının yarattığı tek sorun kalıcılık değil, hızlandırma seçeneğinin filmin içeriğine göre, anlamayı engellemeyecek, daha doğrusu rahatsız etmeyecek kadar artırılması daha önce karşılaşmadığım bir seçenek oldu. Bunu kişisel algının çok yüksek olmasına bağlamak, kendini pohpohlamak ya da zamandan tasarrufla açıklanamayacak kadar karmaşık bir tutum halini alıyor. Film sinema ya da DVD’den izlenirken insanın aklına gelmeyecek bu olasılık bilgisayar ekranında konum kazanıyor.

Bu telefon üzerinden seyredilen paylaşımların hızlandırılmasından farklı. Telefonda seyredilenler (dinlenenler) ya da ses mesajları konuşma hızının çok yavaş olması durumunda ister istemez hızlandırılıp “sadede gel” mantığıyla açıklanabilse de görsel sanatın rahatsız olmaksızın hızlandırılması daha çok bir yere yetişme telaşının tahammülsüzlüğünü çağrıştırıyor. Bir zamanlar “hızlı okuma teknikleri” olarak nitelendirilen yöntemlere nedense hiç eğilimim olmadı.

Gençlerin algı değişikliği

Bir kitap tadına vararak okunmalı, bir makale irdelenerek ilerlenmeli, denemediğimden hızlı okumanın kalıcılığın konusunda bir şey söylemem de mümkün olmuyor. Genellikle şehir içi otobüs yolculuklarında özellikle genç bireylerin aslında algının mümkün olamayacağı kadar hızlı biçimde ekran kaydırmaları, anlık durup resmi büyütmeleri, bir şey arayan birinin kutu kapaklarını açıp kapatmasından farklı olmasa da aslında çağrıştırdığı iki kavram var.

Bunlardan ilki edinilmiş otizm olarak betimleyebileceğim “süper algıya karşılık iletişimde zorlanma” hali. Eskilerin “leb demeden leblebiyi anlamak” yakıştırması cin gibi zeki olmayı çağrıştırsa da bu örnekteki durum farklı. Benim mesajları ancak tek parmağımla yazabilmeme karşılık küçücük telefon ekranını iki parmağıyla daktilo gibi kullanabilenler seyrek değil.

Ama verdiğim örnek daha çok bir cümlelik mesajın her bir kelimesinin ayrı ayrı gönderilmesi, yani parçalanması prensibine dayanıyor. Genç birey mesajı bütün olarak cümle bağlamında yazamıyor, “slm, nbr” kısaltmalının ötesinde parçalarına ayırmak ve her bir parça ortaya çıktığı anda göndermek seçeneğini tercih ediyor. Bu durumun konuşmada içerikli cevap oluşturmak yerine “ben iyiyim” ya da “aynen” yanıtının verilmesinden çok da farkı yok.

İşlemci örneği

İkinci olasılık ise tam aksi, içeriği hiç anlamama ya da anlamdan kopma olasılığını taşıyor, birey ilgi duyduğu ya da algılayabileceği bir seçenek ortaya çıkana kadar kaydırmaya devam ediyor. Bu açıklama elbette bir süper algı hali değil, sadece algılanabilecek olan içeriğin aranması, diğerlerinin seçenek olmaktan çıkarılması. Hangisi olursa olsun sonucun aynı olduğunu kabul etmek zorundayım, benim akşam seyrettiğim içeriği ertesi gün hatırlayamamam aslında onu hiç seyretmediğim anlamına gelirken, çok hızlı içerik tüketmek de iletişim olmadığı sonucunu doğuruyor.

Bu anlattığım iki örneği somutlaştırmak için bilgisayar işlemci kavramlarını kullanabilirim. Bilgisayarlarda işlemci hızı ve aynı zamanda işlemci hafıza kapasitesi şeklinde iki bileşen var. İşlemci hızı derinlerdeki kumdan ana belleğe dalıp çıkma hızınızı oluşturuyor, buna karşılık her dalışta ne kadar kum çıkarttığınız ise işlemci hafıza kapasitesine karşılık geliyor. Yeni algı biçimi ilkini çok başarılı gerçekleştirse de çıkarttığı kum miktarı artmak bir yana giderek azalıyor. Bu da internet başında geçirilen sürenin ister istemez artmasıyla sonuçlanıyor.

Peki biz bu hale nasıl geliyoruz, daha doğrusu yeni algı biçimi neden kalıcılık açısından zayıf bir yere konumlanıyor ve elbette sistem bunu nasıl bir karşılıkla muhasebe ediyor, bunu da daha sonra irdeleyeceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.