Yapay zeka ve ötesi

Geçen haftaki yazının neredeyse bütününü yapay zeka desteği ile oluşturduğumuzdan bahsetmiştik. Yapay bir düşünsel sistemin kullanılması bizim için de yeni, birkaç fotoğraf çalışması yapmış olsak da, iş veri analizine gelince ortaya çıkan değişikliğin boyutunu algılamamak mümkün değil. Sistem veri tabanını önce yakın olanlardan başlayarak tarıyor, verdiği sonuçlardan sonra ise “isim verirsen konuyu dilekçeye çevirebilirim” aşamasına geliyor.

Yakın zamanda başvuran hastaların neredeyse bütünü bu sistemi kullanıyor, hukuk gibi konularda sıfırdan bir iddianame oluşturması birkaç dakikadan fazla sürmüyor. Mesele mühendislik ya da mimarlık olduğunda, mesela verilen arazi özelliklerine göre kusursuz yerleşimli otel planladığını mimar arkadaşlarımız aktardı. Bunun içinde yaratıcılık olup olmaması, yani daha önce olmayan yeni mekanlar tanımlayabilmesi belki tartışılır, ancak görsellerde nasıl betimlediğiniz sonucu veriyorsa bunu da rahatlıkla yapabilir. Tek sorun ne istediğinizin iyi ifade edilmesi.

En çok etkilenecek meslekler

Bu durumda yapay zeka düşünsel işleve dayalı ve elbette geçmişteki örnekleri de kapsayan değerlendirme becerisi nedeniyle fiziksel temas olmayan sanat dahil bütün meslekleri dışlayabilir görünüyor. Fiziksel işler bizim mavi yakalı dediğimiz grubun üretim bile değil, daha çok tamir üzerine faaliyet gösteren ustalık işleri. Yapay zeka elbette bir motoru söküp aşınmış piston yataklarını değiştirmeyi beceremez, ama buna uygun üretilirse kodlanırsa bu işlerin robot tarafından yapılabileceğini de unutmamak lazım. Ne var ki yapay zeka olmasa bile mesela oto sanayide çırak bulmanın imkansız olduğunu, kimsenin mavi yakalı iş yapmak istemediğini de dün bir taksici arkadaşımızdan öğrendik. Gençler beyaz yakalı iş yoksa kafede oturmayı tercih ediyor.

Göründüğü kadarıyla yapay zekadan etkilenmeyecek meslek yok, ama karşısında insan görmek isteyen bir kesim hala ağırlıkta. Bu kesim özellikle insana dair işlerde karşılarında insan görmek istiyor, tıp, psikoloji, hukuk ve hizmet sektörü ilk akla gelenler. Lüks restoranda servisin robotlar tarafından yapılması başta eğlenceli görünse de uzun süre aynı cazibeyi koruyacağını ileri sürmek zor. Etkilenme olasılığı en düşük meslek ise olasılıkla falcılık, ancak din görevlileri söz konusu olduğunda yapay zekanın vatandaşın talebini açıklamalı olarak karşılamayacağını düşünmek saflık olur.

Dolaylı etkiler ve zihin sığlaşması

Bir de dolaylı etkiler var ki bu yukarıda da belirttiğimiz gibi bütün meslekleri kapsıyor. İnsanlar yapay zekayı ikinci görüş olarak değil, birinci görüş olarak tercih ediyor. Bu görüş almanın çıktısı ise iki yönlü, meslekler kendileri geliştiremezlerse silinebilirler, ama yapay zekayı bilakis mesleğin derinliklerini artırmak amacıyla da kullanabilirler. Hatta kendi çıkarımlarını sorgulayıp kendi bilgi dağarcıklarını da genişletebilirler.

Ancak her şeyin ötesindeki üçüncü risk parlayan yıldız olarak konumunu koruyor; yapay zekanın her şeye bulaşması durumunda (benim maillerime “özet vermek” şeklinde bulaşması gibi) genel bir aptallaşma seviyesini derinleştirecek. İnsan aklı çalıştıkça keskinleşir. İlk telefonlar dönemini yaşayanlar en az yirmi numarayı ezbere bilirlerdi, şimdilerde kendi numarasını bile bilmeyenler seyrek değil. Navigasyonun olmadığı zamanlarda yollar, alternatifler ve kestirmeler bilinirdi, şimdilerde telefonlar kesilse ortada kalacakların başında taksiciler geliyor.

Bu genel sığlaşma tahmin edilenden daha büyük sorun, insan eski büyük uygarlıkların tarih sahnesinden neden silindiklerini sorgulamadan duramıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.