Geçen haftadan bu yana yapay zekayı test etme şansım oldu, ancak beklediğimden farklı bir sonuç alamadım. Olanın bulunması konusundaki engin başarısı, yoruma gidilmesini sağlayacak bilgi toplanması söz konusu olduğunda maalesef tekrardan öteye gitmiyor. Sistemi test etmenin en kolay yollarından biri etimolojik köken konusunda nasıl bir görüş aktaracağı oluyor. Tıpta günlük uygulamada kullanılan çoğu kelimenin etimolojik kökeninin bilinmediğinden daha önce söz etmiştim.
Test için kullandığım kelime önceki araştırmalarımda “kökeni bilinmemektedir” olan uyluk kemiği, yani femur oldu. Geçen sene yayınlanan bir kitaba bölüm olan “anatomik terimlerin mitolojik kökenleri” çalışması aslında tahmin ettiğimden çok daha verimli geçmişti. İnternet bu konuda çok fazla kaynağa erişim imkanı sağlıyor, böylelikle tablonun ne olduğunu ipuçlarını birbirine bağlayarak ortaya çıkarabiliyorsunuz. Sonuçta çoğu kelimenin Latince olmanın ötesinde aslında mitolojik karakterlere atfen verilmiş olduğunu, yani insan vücudunun mitolojinin bir ürünü olarak algılandığını kavrıyorsunuz.
Femur kelimesinin kökeni örneği
Hatırlatmak için birkaç örnek vereceksek, ülser olarak hastanın başına bela olan pilor, yani midenin çıkış bölümü aslında pilon olarak adlandırılan şehirlerin girişindeki bir çeşit kontrol noktasına karşılık geliyor. Kardiya (kardiyak kelimesi kalbe ilişkin anlamında kullanılsa da) aslında bileşke bölgesini temsil ediyor, dolayısıyla ad koyucuların solunum boşlukları ve batın arasında kalan bölgeyi, geçiş noktasını kastettiklerini anlıyorsunuz. Ne var ki femur bu yerli yerine oturan isimlendirmelerden hiçbir şekilde nasibini alamıyor. Makalede de geçtiği gibi kelimenin kökeni bilinmiyor.
İşte yapay zekadan beklentim de bunu aşabilmesi oldu; ama tarama gücüne rağmen “falanca ülkedeki şirket” gibi seçenekleri bulabilse de anlam konusunda katkı getiremiyor. Bu kez acaba başka bir kelimeden mi evrildi diye “phemur, vemur…” seçeneklerini denedim. Bu durumda da ilk söylediği şey “femur yazmaya çalışırken yanlış mı yazdın” oldu. “Fem” kökünün dişiliğe atıfta bulunduğunu, ama erkekte de olan bu kemiğin neden dişilikle ilişkilendirildiği konusunda akıl yürütmesi beklemeniz de abesle iştigal oluyor.
Geniş alanda seri paslaşmalar
Sonuç olarak yapay zeka bu aşamada henüz ondan beklediğimi ya vermiyor ya da ben almayı beceremiyorum. Kelimenin artık hatırlanmayan bir tanrıça kültüne atfedilmesinden tutun, mitolojinin “önce bir yumurta vardı” diye başlattığı anlatıma da gönderme yapamıyor. Bu kısıtlılık bir yerde insan aklının hala daha başarılı olduğunu gösterse de yapay zekanın tamamen kullanışsız olmadığının delili. Doğru soruyu sorarsanız makaleyi bile bulup önünüze koyuyor, ama o kadar doğru soruyu sormayı beceriyorsanız konuya çok fazla hakim olduğunuzdan yapay zekanın aslında sizden öğrendiğini kavrıyorsunuz.
İnternette sık sık önünme çıkan reklamlar çoğu bilimsel derginin makale yazılırken yapay zeka kullanılmasını kabul ettiğini, hatta yapay zekalar arasında ciddi bir rekabet bulunduğunu, hepsinin yerini tutacak yeni programların geliştirilmeye çalışıldığını anlatıyor. Böylelikle iki ileri bir geri, dar alanda kısa paslaşmalar” betimlemesi “elli ileri kırk geri, geniş alanda çok seri paslaşmalar, ama gol de yok” betimlemesine dönüşüyor.