Fatih Altaylı neden tutuklandı?

Uzun süredir gündem konusunda bir şey yazmadık. Mesele sadece Ortadoğu’da giderek yükselen gerilim değil, gerginlik ister istemez bize de yansıyor. Bunun hepimizi eninde sonunda etkileyecek yönü ekonomik daralma. Nitekim sabah durakta otobüs beklerken komşunun gözlemine önce ikilemle baktım, ama sonra trafiğin azalmış olduğunu ben de kabullendim. Yollar her gün olduğundan daha boştu. Bu duruma okulların tatil olmasını ya da sınavların bitmiş olmasını bir açıklama olarak getirebilirsiniz, ama sabahın altısı ikisinden de etkilenmeyecek kadar erken. Ancak bu hafta dile getirmek istediğim mesele farklı nedenlerle tutuklanan gazeteciler, Fatih Altaylı da onlardan biri.

Fatih Altaylı’nın tutuklanması da öncekilerle benzer şekilde oldu. X’te sık sık TT olduğundan “yine ne olmuş” diye anlamaya çalışırken haberi gördüm, şaşırmadığımı söyleyemem. Çoğu gazetecinin, daha çok çalıştıkları kurumlara çeki düzen verilmesi amacıyla baskı altına alındığı dönemde, Altaylı’nın yaptığı Youtube ve kendine ait sitesinden görüşlerini aktarmaktı. Fatih Altaylı çok deneyimli bir gazetecidir ve haber kaynakları şaşırtıcı şekilde geniştir. Yazdıkları çoğu zaman siyasilerin işine gelmeyecek içeriktedir, ama taraflı olduğu söylenemez. Muhalefeti de eleştirir, eğer bunu daha seyrek yapıyorsa bu taraflılığından değil muhalefetin eleştirilecek bir şey bile yapmadığından kaynaklanır. Otomobil sporlarından, futbol ve dış politikaya kadar geniş bir ilgi alanına sahiptir, üslup sert olabilir, ama bugüne kadar hakaret ya da tehdit içeren bir yazısını okuduğumu hatırlamıyorum.

Montajın gözdağı niyetine kullanılması

Gözaltına alınmasına neden olan Youtube programını görmedim, ama yazıyı okudum, söylediklerinde ve verdiği örneklerde yanıltıcı bilgi içeriği yoktu. Olmuş olaylardan bahsetti, hatta bunu yakın tarihle bile ilişkilendirmedi. Sorun da bu noktada ortaya çıktı, çünkü herhangi birimizin ağzından çıkanlar bütün olarak değil kırpılarak verilirse suç teşkil etmeden konuşmanın tek yolu susmaktır. Susmak ve karışmamak yüksek gerilimli zamanların en kolay üslubudur, ama bu aynı zamanda sizi okuyan ya da dinleyen kitleye ihanet demektir. Altaylı bu ikilemin arasında kalınca sözünü sakınmaması elbette doğrusuydu, ama bunlar kırpılarak tehdit içeriği çıkarmanın maalesef “basına baskı uygulamak” dışında bir açıklaması kalmıyor, olmamalıydı.

Bizim memleketin siyasetçilerinin dillerinden düşmeyen bir kavram vardır, bunu “demokrasi” olarak biliyoruz. Alınan olursa beni mazur görsün, ben demokrasinin gerçekten var olduğuna inanmayanlardanım. Neden inanmıyorum…

Hür basın gerçek demokrasinin olmazsa olmazıdır

Demokrasi halkın seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kendi kendini yönetmesi olarak kabul edilir, oysa biz oyu aslında hiç tanımadığımız milletvekillerine değil, onları aday gösteren partiye, hatta partinin liderine veririz.

Demokrasi gerçekten işlese bile, bunun olmazsa olmaz parçası “üslubuyla” eleştiri yapmayı bilen basındır. Monarşi olan İngiltere’deki basın bile gerekirse kraliyet temsilcisini kıyasıya, ama üsluplu biçimde eleştirebilir. Üslup ile kastım sadece nezaket değil, doğru yerde eleştiri yapılabileceği gibi, doğru yerde de hakkın teslim edilmesidir. Dünyada bugüne kadar her şeyi yanlış ya da her şeyi doğru yapan bir iktidar görülmemiştir.

Basın yayın kuruluşu sahibi kimselerin ticari faaliyetlerinin olması daha çok bu coğrafyaya özgüdür, hele hele çoksatar bir gazete sahibi olursanız şahsi çıkarınız için mükemmelen kullanabilirsiniz. Fatih Altaylı bunu yapamadığı için son çalıştığı gazeteden bilerek barışık ayrıldı, ama bu duruşundan ötürü takipçi kitlesini peşinden sürükledi. Bugün en büyük gazetelerin bile (kaç bastıkları belli değil) satış rakamları on binler seviyesine zor erişir, daha çok bedava dağıtımla işi götürürler, ama bu konumu kendileri yarattılar, Youtube kanalları durup dururken yükselmedi.

Sonuç olarak Fatih Altaylı’nın kişiliğini, dünya görüşünü, ya da sözlerini tasvip etmeyebilirsiniz, ama iş sözlerin çarpıtılmasına gelince, bu ülkede söylediklerinden “Papa uçaktan iner inmez genelevi sordu” yorumu çıkmayacak kimse yoktur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.