Ben Matmazel…

Bir sabah vakti istemeden Ankara’da doğdum

Soyum belli değil, görüntüm desen kırma

Yarı aç, bazen tok, hep sokaklarda

Sevenim olursa ne ala, sevmezlerse de ne gam, daha çok boş yollarda yürüdüm

Ya munistim ya da korkak, nedense hiç havlamadım

Mal gibi desen mal, bir de yaş alınca iyice hantal, çoğu kez kaçmaya mecalim de olmazdı

Ben Matmazel, sokakların kızı, başıma dokunan olursa ne ala

Bazen bir temas, istediklerinde geyik de oldum

Kuytu köşelerde yarı tok yarı aç tam on beş yıl

Açlık hiç sorun olmadı da kış Ankara’da daha bir soğuk geceler bayağı ayaz

Önceki gece

Aslında girmezdim kapısından içeri, metronun nefes dumanı yeterdi

Hiç olmazsa bir kat, aşağısı daha korunaklı, belki de Cennet gibi rahat

Ama

Bu kez sessizliğim de yetmedi, ölmek Allah’ın emri, en fazla bir iki yıl daha yaşardım

Sadece bağırsalar arkama bakmadan kaçardım

Yattığım yerden kaldırdılar, sopalarla saldırdılar, basamağa kıstırdılar, vurdular ve vurdular.

Vuranlar kul olmaya çalışan insanlardı, belki sevilmemi kıskanmışlardı

Belki de başları hiç okşanmamıştı ki öldüresiye dövdüler

Ben Matmazel, köpeğim, ama havlamam, ısırmam hiç yoktur

Zaten diş yuvalarımın yarısı boştur

Artık Demetevler benimle anılacak, Başkan ve EGO’su yalandan ağlayacak

Ben Matmazel…

Efendilerine kul olan insanlar akıl almayacak kadar kötüler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.