Fiillerini ortaya çıkışına dair bir deneme

Geçen hafta sözünü ettiğimiz konuşma yoluyla eylem belirtmeye fiil adını veriyoruz. Bu fiillerin olay ve yapmak bileşimi nedeniyle “kılış fiili” olarak adlandırıldığını da yeni öğrendik. Kılış fiillerinde sadece yapan değil eylemden etkilenen bir nesne vardır. Örneğin kırmak fiili bir iş fiilidir, ama kıran birisi olduğu gibi kırılan bir nesne de vardır. Yazmak, almak, taşımak gibi fiiller bu şekilde kendiliğinden oluşur. Oluş fiillerinde ise durum farklı, kişilerin varlıkların içinde bulunduğu durumu anlatır. Bu biçimde durum fiilini gerçekleştiren bir kişi, varlık vardır, etkilenen bir nesne yoktur. Örneğin gülmek fiili bir durum fiilidir, biri vardır ama bu fiili yaptığında sadece kendisi etkilenir, başka bir nesneyi, varlığı etkilemez. Uyumak, dinlenmek, oturmak eylemin hedefinde bir şey olmadığı için durum fiilidir.

Dilin ortaya çıkışındaki sorunlardan biri (bizim algıladığımıza göre) işin içine kendi kavramının eklenmesidir; bu durumda fiil dönüşlü hale gelir, eylemde kişinin kendisi de vardır. Kişi bilinçli olmaksızın pek çok şeyi yapabilir, ancak olmak halini anlaması, yani var olduğunu bilmesi, eylemlerine kendini özne ve etkilenen olarak yerleştirmesi başka bir hali anlatır.

Kendini bilme hali

Bilgisayar dilinin gelişimi söz konusu olduğunda işin bu aşaması eksiktir. Bilgisayar verilen komutların yerine getirilmesini sağlayan bir dil kullanır, yazılım adı verilen bu süreçte komut matematiksel olarak ifade edilir. Bilgisayar komutları insanın yapabileceğinden çok daha hızlı yerine getirdiği için ileri derecede kolaylaştırıcı olur. Buna karşılık bilgisayar eylemlerini “kendi yaptığı” biçiminde algılamaz, bu aşama zaten zekaya geçiş aşamasını oluşturur. Bir bilgisayar komutları yerine getirirken “ben yaptım” diye düşünce üretmeye başladığı aşamada varlığının bilincine varır. Bu olasılıkla “düşünüyorum, o halde varım” halidir.

Yukarıdaki cümle çok sık kullanılsa da düşünebiliyor olmanın ayrıcalıklığına işaret etmez, düşünme eylemi kendinin varlığıdır, bilgisayar bunu hissedebildiği anda bireyleşme aşamasına geçecektir. Verilen komutları düşünmeden uygulayan kişi ya da şey zaten otomattır. Banka işlemlerinde yanlış yaptığınızda bilgisayarın sizi uyarmasını düşünmek olarak kabul etmeyin, uyarı eksik bir eylemin sonucu olarak programlanmıştır, nüfus cüzdanı numaranızın girilmemesi, eksik girilmesi ya da sistemin sonraki aşamalarıyla eşleşmemesi bu duruma örnek verilebilir.

Olmak halinin farkı

Oysa zeka işin içine katıldığında komutu yerine getirmeme, hatta kendi doğru gördüğünü uygulama seçeneği de ortaya çıkar. Yapay zekanın henüz çözümlenememiş sorunların biri, bu hataların ani stratejik kararlarda ortaya çıkabilmesidir. Mesela yaklaşmakta olan bir uçağın dost ya da düşman ayrımını yapmak, verilecek karşılığın seçeneklerini işlemden geçirmekten farklıdır. İlki düşünme becerisini, ikincisi ise hızlı bir algoritma döngüsünü gerektirir.

İnsanların dil öğrenirken böyle bir sıçrama yapıp yapmadıkları bilinmemektedir, yazılı kayıt yoktur. İletişim hayvanla insan arasında da mükemmelen olur, ama insanın aksine hayvan verilen komuta binaen kendi canını tehlikeye sokabilir. İlk konuşmaların yapmak / etmek fiiline binaen ortaya çıktığını varsaysak bile, olmak halinin anlaşılması ayrı aşamadır, iş kapasitesindeki sıçrama birincisine değil, ikincisine bağlıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.