Bu hafta konuyu bağlamak istediğimiz yere yönlenmeye çalışalım. Medya ya da sosyal medyaya yayılan bir haber ne zaman ciddiye alınır, haber kaynağı ne zaman otorite olarak kabul edilir? Bu soruların cevabı karmaşık olmanın ötesinde belirgin bir kıstas da içermez. İnsanlar genellikle haber kaynaklarından gelen bilgileri genellikle düşünmeden doğru kabul eder. Bilginin kaynağı radyo, televizyon olabileceği gibi, yazılı basında “Prof. Dr. … açıklıyor” şeklinde üç satırlık “avokadonun faydaları” köşesi de olabilir. Kullanılan isim genellikle veri tabanında yer almayan sahte bir kimliktir, ama okunur ve doğru kabul edilir. Yazının uzun olması bilakis okunmasını engeller, hap haline getirilerek sunulan mesajlar daha fazla karşılık bulur.
Orson Wells ve uzaylılar vakası
Konunun klasik örneklerinden biri Orson Wells’in radyo kanalıyla yaptığı “uzaylılar geldi” açıklamasıdır. AI’ın bulduğu bilgiyi alıntılayalım “Orson Welles’in “uzaylılar açıklaması”, 1938’de H.G. Wells’in Dünyalar Savaşı kitabını gerçek bir haber bülteni gibi radyodan yayınlaması sonucu oluşan kitlesel paniğe dair yaptığı değerlendirmelerdir. Welles, insanların bu kurgusal uzaylı istilasına inanarak panik yaşamasından dolayı şaşkınlığını ve radyo yayınının gücünü vurgulamıştır. Welles, Marslıların New Jersey’e indiğini anlatan oyunu o kadar inandırıcı sunmuştur ki, birçok dinleyici bunun gerçek bir uzaylı istilası olduğunu sanmıştır. Welles, yıllar sonra (1970) BBC’ye yaptığı açıklamalarda, oyunun bu kadar büyük bir histeri yaratacağını tahmin etmediğini belirtmiş ve insanların kurguya bu derece inanmasının şaşkınlığını dile getirmiştir. Yayın, uzayda hayat tartışmaları ve radyonun gücü üzerine odaklanmıştır. Welles, oyunun sonunda uzaylıların bağışıklık sistemlerinin dünyadaki mikroplara dayanamayıp ölmesiyle insanlığın kurtulduğu temasını işlemiştir. Bu yayın, medya etiği ve kitle iletişim araçlarının etkisi üzerine tarihe geçen en önemli olaylardan biri olarak kabul edilir.” (BBC)
Mutlak gerçekliğin kurgu gerçekliğe dönüşümü
Toplum bilgiyi alırken kaynağının güvenirliğine bakar, o nedenle gazetenin Sakallı Bebek ya da televizyonun Pasamet Hayvanı haberlerinin karşılık bulması şaşırtıcı olmaz. Ne var ki aynı durum pandemi gibi ciddi bir kavram için de geçerlidir. Merkezden yapılan “pandemi var” haberleri, hayatında hiç pandemi görmemiş insanlar tarafından değil, milletler ve devletler tarafından da ciddiye alınır. Üstelik haberi en çok ciddiye alanlar iyi eğitimlilerdir, önergelerin tümünü tartışmasız kabul eder. Bunlar içinde bir virüsün asfaltta güneş altında 24 saat etkinliğini koruyabileceği gibi akla sığmayan özellikle de bulunabilir; teknik olarak uzaylıların dünyayı istila etmesi olasılığından daha düşüktür.
Bilginin kaynağı herkesin dikkate alması gereken bir kurum olduğunda şüphe ortadan kalkar ve yerini korkuya bırakır. Bütün mesele kurgunun iyi yapılmasıdır, dolayısıyla mutlak gerçeklikten yapay gerçekliğe geçilir. Bu yaklaşımla, bir film bile, adı aslında ciddi suçlarla ilişkilendirilen birini, devletinin bekası için hayatını ortaya koymuş bir kahramana dönüştürebilir. Kamuoyu oluşturma bir yerde zor, ama beri yandan da ortalama bir çalışmayla ve biraz da finansal güçle tahmin edilenden çok daha kolaydır. Üstelik günümüzün genel haber alma aracı sosyal medyadır; ister anlatım, ister AI videolarıyla pekala yeni bir gerçeklik kurgulanabilir.