Kehanet gerçekten var mıdır?

Şimdi gelelim kehanet kavramına, yani ileriyi görme becerisinin gerçekten var olup olmadığına. Tarih boyunca bugün çok iyi bilinen isimler kehanetlerde bulunur. Bunların arasında Nostradamus, Baba Vanga ve günümüzde Athos Salome sayılabilir. Kısa kısa biyografilerini anlatacak olursak, Nostradamus’un adının dedesinden geldiği ileri sürülür. İlaç ve tıp konusundaki ilk eğitimini, okültizm (gizlilik bilimi) konusunda öğrendikleri izler. Veba salgınları sırasında hazırladığı özel tedavi yöntemleri ve ilaçlarla ün yapar. 1547 ile 1549 arasında yaptığı İtalya yolculuklarında, Milano’da bir simyacı ile tanışır, bu simyacıdan öğrendikleriyle 1552’de ilk kitabını ilaçlar üzerine yayımlar. Tüm çağdaşları gibi, astrolojiyle de ilgilenir ve 1550’den itibaren gök cisimleri esas alınarak yapılmış kehanetler içeren bir almanak yayımlamaya başlar.

Baba Vanga 1911 yılında Ustrumca’da dünyaya gelir. Geleneklere bağlı kalınarak yaşayıp yaşamayacağı kesinleşene kadar Vanga’ya bir isim verilmez. Ünü giderek pekişir, savaş sonrası ziyaret edenler yakınlarının hayatta olup olmadığı umuduyla gelirler. 11 Ağustos 1996 tarihinde ölür, cenazesine birçok devlet adamı dahil olmak üzere büyük kalabalıklar katılır. Modern zaman mistiği Athos Salomé ise ürkütücü derecede isabetli tahminleri ve kehanetleri sayesinde sosyal medyada büyük bir sansasyon yaratır. Brezilya doğumlu ruhani danışman, medyum ve numerolog ‘Yaşayan Nostradamus’ olarak adlandırıldı. Bütün bu isimlerin ortak özellikleri hayli zorlu bir yaşam sürmeleri, varsa bile yeteneklerini para kazanmak amacıyla kullanmamaları, kehanetlerini de ancak belli sembolizm ile ifade etmeleridir.

Falcıların günümüzdeki konumu

Geleceği görme merakı her zaman var oldu, bunu antik dönemde bile başvurulan fallardan, kahinlerden anlıyoruz. Geleceği görmek becerisinin öte alemle ilişki kurmak gibi bir yönteme dayandığına inananlar olsa da, bunu yıldızların konumuna bakarak yapanlar en iyi bilinenlerdir. Bu yaklaşıma göre insanlar doğarken belli bir yıldız haritasına tabi olarak doğarlar ve kaderleri bu şekilde biçimlenir. Çok daha erken dönemlerde ise karaciğer falı gibi bir yöntemin kullanıldığı bilinir. Sıklıkla bir hayvan kurban edilir ve karaciğerin durumuna bakılır. Bu gelenek tıpta o kadar derinden yerleşmiştir ki, batın adını “gizli” kelimesinden alır, üzerini örten zar “kehanet” anlamında omentum olarak adlandırılır.

Bu noktada konu ikiye ayrılır, geleceği görmenin mümkün olduğuna gerçekten inananlar, kader denen bir şeyin varlığını kabul edeceklerinden geleceği bilirler ama değiştiremezler. Bunun kişiye nasıl bir konfor sağladığı bilinmese de, falcılar her çağın gözdedir. Ancak her zaman oturduğumuz fal kafedeki gözlem geleceği bilmek arzusundan biraz farklıdır. Fala başvuranlar nasıl bir yol haritası çizmeleri gerektiğini anlamaz, ama bir nevi psikoterapi seansına girerler. Geleceği gerçekten hissedebilenler ise (kendi ifadeleri) bunu açıkça beyan etmekten çekinir, zaten tarihte yaşamış büyük kahinlerin temel özellikleri de kehanetlerini doğrudan değil, dolaylı açıklamalarıdır.

Duru görü mümkün müdür?

Şimdi olayı tersinden görüp bir de inanmayanlar açısından bakalım. Diyelim ki birinin kehanetine yakın olaylar oldu, kahin ya da falcı net bir şey söylemediği için yorum zaten kendi yerini dolduracaktır. Yani ben çıkıp “üç vakte kadar şiddetli yağmur yağacak” desem, bu eninde sonunda gerçekleşir. Kimse yanına şemsiye almaz, ama yağmur da bir şekilde yağar, bu beni kahin yapmaz. Ne var ki verilen o kadar açık örnekler vardır ki, falın ya da kehanetin tartışılmasının afaki olduğunu gösterir. Kayıp birinin bir eşyası aracılığıyla bir duru görü sahibine sorulması (polis de bunu benimser) gerçekten inanılmaz sonuçlar doğurur. Ben sosyal medyanın olmadığı dönemde adımı zikrederek “onunla ortaklık kuracaksın” diyen falcıların varlığına da şahit olduğumdan kavram tahmin edilenden çok fazla akıl karıştırıcıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.