Geçen hafta bilginin doğumu ve gelişiminden bahsettik. Bilgi sunulduğu zaman genellikle irdelemeden aktarılır ve kısa zamanda gerçeklik haline dönüşür. Bu durum sadece “sakallı bebek doğdu ve konuştu” (Tan Gazetesi) ya da “tuvaletten Pasamet hayvanı çıkıyor ve saldırıyor” (Show TV Şok adlı eğlence programı) şeklinde olmayabilir. Özellikle ikincisinde çevremdeki uzman doktorların da “haber edasıyla aktarılan” bu söyleme inandıklarını hatırlatmak zorundayım. İnsan televizyonu otorite olarak kabul eder, bu doktorlar için de geçerlidir. İşi iyice komediye dönüştürmek için tuvaletten çıkanın aslında bir Muppet Show figürü olması bile ciddiye alınmasını engellemez.
En az iki kere viral olan bir başka bilgi (!) de internet üzerinden servis edilmiş, ilki 2011’de, ikincisi 2016’da iki kez salgın yaratmıştır. Bu “solitin” adı verilen, “özellikle yoğurt olmak üzere gıda maddelerine katılan bir katkı” konusundaydı. Solid katı demektir, solitin de dolayısıyla “katılaştırıcı” anlamına gelir. Asparagas en yakın çevremde “vay vay, bunu bile yapmışlar, demek solitin katıyorlarmış” şeklinde karşılık buldu. Kendi aklınızla değerlendirin diye tümünü aktarıyorum, haber aynen şöyleydi…
Solitin vakası
“Ankara Hıfsızsıhha Gıda Denetim Bölüm Başkan Yrd.Gönül Özdeğer ve iki asistanı SOLİTİN adlı kimyasal ile ilgili çalışmaları ve yayınları dolayısı ile ölüm tehditleri aldıklarını açıkladılar ve savcılığa suç duyurusunda bulundular.
SOLİTİN aslında gıdalarda hiç bulunmaması gereken tamamen kimyasal bir ajan hatta basit olarak melaminimsi bir plastik, sütlere, yoğurt ve ayranlara ve sütün girdiği her çeşit besine katılıyor, çünkü bu molekül su ile inanılmaz şekilde bağlanarak kıvam arttırıyor, bu hem imalat prosesleri açısından zaman kazandırıyor, hem gıda doğallığını kaybettiğinden son kullanma tarihini uzatıyor ve firmaların stoklu çalışmasını sağlıyor, hem maliyeti inanılmaz düşürerek firmaların rekabet gücünü arttırıyor.
Çocuklarınıza beş kuruşa, yirmi kuruşa, elli kuruşa gofret, çikolata ve süt ürünleri alabilmemiz, evlerimize çeşit çeşit peynir, yoğurt, hazır sütlü tatlı vs girebilmesi hep bu yüzden.
SOLİTİN bir tricalcid bileşiği yani doğada en bol ve bedava bulabileceğiniz türden, tebeşir gibi, alçı taşı gibi, oysa bu bileşik böbreklerden atılırken renal tubuluslardaki glomerüllerde birikiyor ve filtrasyonu yani böbreklerin kanı süzmesini engelliyor, ve sonuç böbrek yetmezliğine kadar uzanan böbrek rahatsızlıkları serum üre ve kraetinin düzeylerinde artış ve bunun getirdiği devamlı yorgunluk hali, hafıza ve konsantrasyon bozuklukları ve hatta ciddi mental bozukluklar, Almanya Solingen üniversitesi Pskyatri bölümünce 2009 da 21.Europe Pscyhatry Society’e sunulan bildirgede Şizofreni ve SOLİTİN kullanımı arasında ilişkiler olması muhtemel olduğu, özellikle Paranoid Şizofreni vakalarında kanda tricalciophospate bileşiklerinin normalden 16 kat yüksek olduğu belirtilmesine rağmen bildirge nedense Kongrede sunum için kabul edilmedi.
Üretici firmalar SOLİTİN’i hiç bir şekilde ürün etiketlerinde bildirmiyor, aldığımız ürünlerde SOLİTİN olup olmadığını yine de bir kaç basit deney ile anlayabiliriz, eğer bu yönde bir şüphe oluşursa derhal bulunduğunuz il Hıfsızsıhha Md.ile ilişkiye geçerek şüpheli gıdanın test edilmesini talep ediniz, bu şekilde binlerce hatta yüzbinlerce insanın sağlığını kurtarabilirsiniz, çevrenize baktığınızda ne kadar çok dializ merkezi ve böbrek hastası olduğunu siz de görüyorsunuz bu artışın sebebi bazı ahlaksız firmaların kar hırsından başka bir şey değil.
Aldığınız sıvı ürünler (süt, ayran, çikolatalı süt vs) için şu yolu izleyebilirsiniz bir metal’i (çatal, kaşık vs) el yakacak düzeyde ısıtın ve test etmek istediğiniz sıvıya batırarak çalkalama hareketi yapın, metali çıkardığınızda birbirinden ayrılmış öbekler halinde beyaz topaklar görürseniz o üründe SOLİTİN var demektir.
Peynir vs türü ürünlerde ise üründen bir parça alarak sirkeli suya koyunuz eğer sirkeli suyun üzerinde kalan beyazımsı bir tabaka görürseniz o üründe SOLİTİN var demektir.
Çikolata, gofret türü ürünlerde ise ürünü elinizle basitçe kırın, eğer kırığın her iki tarafında süt beyazı noktalar varsa o üründe de SOLİTİN vardır.
Sağlığımız için, geleceğimiz için, çocuklarımız ve sevdiklerimiz için bu bilgileri bütün çevremize yayalım ve toplumsal olarak tepkimizi ortaya koyarak AB Normlarında olmayan bu katkı maddesinin üretici firmalar tarafından daha fazla kullanılmasını engelleyelim.
Saygılarımla
Yrd.Dç.Dr Gülden Semavi
Ankara Üniversitesi Hacettepe Tıp Fakültesi Biyokimya Blm.”
Sonuç: Bilgiye erişimin çok kolay olması durumu değiştirmez
Bu metinin hiçbir yerine dokunmadım, yani imla hatalarını bile düzeltmedim. Hiç kimse solitin diye bir maddenin gerçekten olup olmadığını araştırmadı, ama haberlere konu olacak derinlikte kabul gördü. Çoğu arkadaşım arayıp olası zararlarını sordu. Sonunda Ulusal Kanal da haberleştirmek istedi, kimyasal veri tabanlarında böyle bir maddenin olmadığını söyledim.
Solitin tamamen asılsız bir bilginin iyi bir kurgu ve aktarım biçimi ile sadece internet üzerinden e-posta yoluyla bile koşulsuz kabulünün mümkün olduğunu gösterdi.
Not: Geçtiğimiz günlerde iki önemli ismi kaybettik. Prof. Dr. Hüsrev Hatemi bende çok güçlü bir etki bıraktı ve bilgisinin derinliğini her zaman örnek aldım. Prof. Dr. Yalçın Küçük’ü ise hiç tanımadım, her düşüncesine katılmam, ama araştırmacı yaklaşımın somut örneklerinden biriydi. Mekanları Cennet olsun.