Toplumun dönüştürülmesinde televizyonun yeri

Kaynaklar Türkiye’nin ilk ulusal kanalı olan Türkiye Radyo ve Televizyonu, yani TRT 1. kanalının 31 Ocak 1968’den itibaren yayına başladığını yazar. TRT kuruluşu açısından özerktir, devlet kanalı olmakla birlikte hükümetlerin kontrolünden muaftır, konumunu siyasi iradenin çıkarları lehine kullanmamalıdır. Bu durum özellikle haber bültenleri için geçerlidir, elbette siyasi haber verilir, ama sadece iktidar değil, diğer siyasi partiler de haberlerde yer bulur.

Görsel medya, ama özellikle 1990’larda itibaren neredeyse her eve giren televizyon akşam saatlerinin ana eğlencesi haline gelir. Apartmanlarda tek dairede televizyon varsa, özellikle diziler bütün komşuların buluştuğu ortak saat halini alır. Tek kanalın önemi çok fazladır, akşam herkes aynı konuyu konuşurken, ertesi günün ortak konuşma teması da belirlenmiş olur.

Resim: Yasemin Evcim. Evcim 90’ların sonunda evlendi; hem çocuklarıyla ilgilendi, hem de Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Günümüzde yaşamını Antalya, Paris ve İstanbul, üçgeninde sürdürüyor (Kaynak: https://onedio.com/haber/eski-turkiye-de-bir-zamanlar-herkese-gece-jimnastigi-yaptiran-fenomen-kadin-yasemin-evcim-859822)

Çok kanallı dönemin etkisi

Daha önce yazmış olmalıyız, bugünleri hazırlayan değişiklik 1990’da başlar ve o zamana kadar tek kanal olan TRT, alt kanallar kurmuş olsa da, bugün Star olarak bildiğimiz ilk özel televizyon kanalı kurulur. Bu aslında bir dönüm noktasıdır, özel televizyon kanalı kurulmasının kapısı açılınca, Show, şifreli yayın yapan Cine5 gibi diğerleri bunu izler. Tek kanalın reyting diye bir sorunu yoktur, dolayısıyla reklam pastası bellidir, ama çoklu kanal sistemine geçince reklam gelirinin hesaplanması izlenme oranına bağlıdır. TRT devlete ait olduğundan reyting kaygısı geri plandadır, bu aşamadan sonra özellikle futbol maçlarının yayın hakları hala tartışılan bir reyting mücadelesine döner.

Böylelikle TRT’nin “tek sorunları hava koşulları olan” kendi halinde Ingalls Ailesi’ni anlattığı Küçük Ev dönemi de kapanmıştır. Reyting nerede tutarsa oraya sapma olur, Dallas / Zengin ve Yoksul, Uzay Yolu ve Kaçak’tan çok daha fazlasıdır. Üstelik TRT mevcut kadrolarını yeni açılan kanallara kaptırır (günümüz özel üniversitelerin mevcut devlet üniversitelerinin kadrolarıyla kurulduğunu unutmayalım).

Kırmızı noktalı yayın dönemi

Birden fazla kanalın ortaya çıkması, aslında muhafazakâr olduğu düşünülen toplumda ilk kırmızı noktalı yayının da yolunu açar. Star TV, 1991’de jimnastikçi ve dans sanatçısı (lambada döneminden bahsediyoruz) Yasemin Evcim’le “Gece Jimnastiği” isimli bir program yapmak için anlaşır. Aslında ekranda hepi topu tayt giyip dans eden bir kız vardır, ama izleyicinin hayal gücü sınırsızdır. Derken Show TV bu kez soyunmayı da içeren Tutti Frutti gibi gece yarısı erotik yayınlarına başlar. Uygulama şifreli yayınlarla daha ileri taşınır.

Toplumsal transformasyonda görsel medya çok önemlidir derken kastettiğimiz budur. Gazinolar kapanmıştır, yılbaşı gecesi dansöz çıkıp çıkmayacağı çoklu televizyon kanallarıyla birlikte tartışma konusu olmaktan çıkar, sinema dönemi geriler, filmler artık eve gelir.

“Kalmadı bende gururdan eser” dönemi açılır, artık imrendirme zamanıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.