İlk konuşma dilinin ortaya çıkışı

Geçen hafta dilin ortaya çıkışıyla ilgili genel teorileri kısaca alıntıladık. Bunların ne ölçüde geçerli olduklarının değerlendirmesini size bırakıyoruz, zira yansıma sesleri dışında ilk kelimenin nasıl ortaya çıktığı hala tartışma konusudur. Buna karşılık uygarlığın ilerlemesi ile dilin ortaya çıkışı arasında bir ilişki olduğu genel olarak kabul görür. İnsan dili geliştirmiş ve ortak iş yapma becerisi çok artmıştır anlamına da gelen bu açıklama bir yere kadar geçerlidir. Elbette kavramları, komutları işiterek anlamak bir işi hızlandıracaktır. Ancak tarih dizini incelendiğinde bu gelişmenin aşamalı olarak değil, birden ortaya çıktığı sonucuna varılır. Bir gurup bu gelişmeyi insanın avcı toplayıcılıktan çıkıp yerleşik yaşama girişiyle ilişkilendirir. Oysa avcılık için de sesli komut gerektiği gibi, kumdan ve topraktan kazdıkça ortaya çıkan, ama tarihin bilinen akışına tezat oluşturacak kadar gelişmiş uygarlıklar saptandığında yerleşik yaşam önermesi zeminini kaybeder.

Beyin ve protein ilişkisi

Bu yaklaşımda dilin birden ortaya çıkışının açıklaması protein kaynaklarının bollaşmasına bağlanır. “Avcı toplayıcılarda protein azdır, o nedenle beyin hacmi düşüktür, oysa protein artışıyla birlikte beyin hacmi büyür ve dil ortaya çıkar” yaklaşımının biyolojik temeli, “bir mutasyon sonucunda beynin çok geliştiği” olasılığından bile iyimserdir. Dünyada proteine çok da zahmet çekmeden erişen canlılar vardır, en azından denizlerde yaşayan ve avlanması bile gerekmeden plankton ya da karidesle beslenen balinalar bu olasılığı bir miktar dışlar. Balina zeka açısından üst sıralarda bulunan bir canlıdır, genel kabul görmüş sesli iletişimleri vardır, ancak insanın dil becerisi dikkate alındığında karşılaştırılabilir değillerdir. Ne var ki zekanın ne olduğu tanımı da bizim belirlediğimiz standartlarla olduğundan, modern bilimin dikkate almadığıgüdü gibi kavramlar bu tartışmanın dışında tutulmak zorundadır.

Dilin ne zaman geliştiğinin saptanması zor olsa da, onun yeniden seslendirilebilir biçimde kayıt altına alınması, yani yazı, sadece bir yere kadar gösterge olabilir. Bir sesin yeniden çıkarılabilecek biçimde kayda alınması kolay değildir. Antik çağlardan kalma destan, söylence, tarih bilgisi nesilden nesle sözlü olarak aktarılır ve korunur; yazılı hale getirilmeleri nispeten yenidir. O yüzden dilin yazıya ne zaman aksettiği kesin olarak tarihlendirilemez, ama yerleşik bir ekonomik döngünün kaydının tutulmasının ana etken olduğu akla uygundur. Kalıcılık önce taş ve kil ile çözülür, sonrası kağıdın atası olan papirüstür.

Kedi dili örneği

Buraya kadar yazdıklarımızı genel bilgilerimize dayanarak derledik, ek okuma yapmadık, kaynak araştırma aşamasındayız. Ancak zamanında ve belki de hala, yeni bir dil oluşturma oyunlarımızın konuyu açıklamak için olanak sunmadığını reddetmeyiz. Bu yeni dil kedi dili olarak planlanmıştır. Kedilerle yaşayan biri bir süre sonra onlara özgün bir kelime haznesi oluşturmanın arayışına girer. Bu kelimeler eylemi tanımlamak için bir şekilde ortaya çıkmış, başka dillerle ilişkisi olmayan denemelerdir, ama dil gelişimine de örnek teşkil edebilir.

Olay ilk kedi Tripod’un iş yaptırmayı becermesi, hamuru sevmesi ve hinliği üzerinden başlar. Tripod kendini köpekten zaten üstün gördüğünden çok sevdiği hamuru karıştıracak bir köpek yardımcı arar. Bulduğu en iyi seçenek zeka ve munislikleriyle tanından Golden Retrieverlardır. Golden adı kolay söylenmesi için “guldi” olarak kısaltılır, bu durumda hamuru yoğuma eylemi guldilemek haline dönüşür. Golden iyi bir şey olduğundan iyi bir şeyin olma halinin karşılığı “gulli olur (mesela çok gulli bir durum, pide olması gulli bir durumdur). Böylelikle iyi olan bir şey de “guldi” sıfatını alır (mesela kızımız büyüdü ve çok guldi bir çocuk oldu). Böylelikle altın anlamına gelen golden kelimesinden bir dizi eylem ve sıfat türetilebilir. Elbette başka eylemler de kolaylıkla adlandırılır, kedinin bir şey istercesine eşyaların arasından devirmeden süzülmesi habalaşlanmaktır, söylenmesine ise gumbullanmak adı verilir…

Örnekleri uzatmak mümkündür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.