Toplumun dönüştürülmesinde görsel medyanın yeri

Geçen haftalarda açıklamaya çalıştığımız “toplumların coşku halinin kaybı ve dönüştürülmesi” sanıldığı kadar zor bir şey değildir, sadece onlara olasılıkları göstermek, örnekler sunmak, imrendirmek ve zaman gerekir. İnternet çağına doğmuş olanlar hayatın hep böyle süre gittiğini düşünür, oysa görsel medya kavramı çok yenidir, basılı yayınlara önemli bir üstünlüğü vardır. İnsanlar onu aslında pasif olarak seyreder, ama aralarındaki tartışmalarla aktif hale geçirir. Gazete almak ve okumak kişinin ilgisine bağlıdır, bir eylemdir, haberlerin ve köşe yazılarının takip edilmesi arka bellekte işlem gerektirir, beyni düşünmeye teşvik eder. Oysa görsel medya bir ekrandan ibarettir, sadece bir kanal seyredilebilir, beğenmezseniz başka kanala geçseniz bile ekran tektir.

Kavşak etkisinden daha önce söz etmiştik, Türkiye’de televizyonların gelişimi de kavşak etkisinin çok iyi bir örneğini oluşturur. Televizyonların Amerika’da 1950’lerde çoktan yayında olduğunu düşünürseniz, o zamanlar Türkiye için tek görüntülü sistem sinemalardır. Dahası sinemanın bizdeki gelişimi dünyaya paraleldir, salonlar çoktan vardır, yabancı filmlerin bugünün aksine vizyona girme tarihleri hep gecikmeli olur. Geçen yüzyılın ortalarında ve hatta yetmişlerde bile film öncesinde dünyadan haberler aktarılır. Ben film öncesinde kısa haber kuşağı izlediğimi çok iyi hatırlıyorum.

Televizyonun gazinoları bitirmesi

Televizyon ise geç gelir, 1960’ların sonunda önce Ankara’da denme yayını olarak başlayan TRT, hemen ertesinde İstanbul’da da yayına girer. Ekran siyah beyazdır, anten iyi ayarlanmadan parazitsiz görüntü almak söz konusu olmaz. Babam pek oralı olmasa da benim televizyonu aldırmak için hastalık halimi kullanmamın esas hedefi Uzay Yolu’nu izleyebilmektir. Yayınların saatleri bellidir, ders çalışma programı ve yatış saati de buna göre ayarlanır. Televizyon yaygınlaşırken ilk darbeyi gazinolar alır. Zeki Müren’in Bülent Ersoy’un engellenemeyen yükselişine karşı büyük öngörüsüdür, “bu kutu hepimizi bitirecek” der. Hakikaten Rafaella Carra Show ile başlayan görsel eğlence kavramı, Fecri Ebcioğlu’ndan Halit Kıvanç’a dek adını sayamayacağım kadar çok sıra dışı sunucu sayesinde geliştir, pazar günlerinin öğleden sonrası eğlence saatidir.

Fotoğraf: İrlandalı Kız sinemalara gelmiş, sene 1973; filmin yapım tarihi ise 1970’tir.

Tek kanal televizyonun birleştirici etkisi

Televizyonun giderek yaygınlaşması sinemaların varlığını başlangıçta etkilemez sinema tamamen ayrı bir kültürdür, kocaman olsalar da salonlarda bilet bulmak hala sorundur, İrlandalı Kız gibi filmler için karaborsa bilet kavramı vardır. Akşam zaten sinemaya giden pek yoktur, suare sadece belli kesimin tercihidir. Tek televizyon kanalının bulunması toplumun ortak düşüncesinin oluşması ve kontrolü için son derece kullanışlıdır. Ulusal bayramlar naklen yayınlanır, hatta değişik illerden naklen yayınlar söz konusudur. İnsanlar resmigeçitleri izlerken ağlarlar, 19 Mayıs’ta gençlerin birbirlerine dayanarak kurduğu kuleler, ama en çok da Harp Akademisi’nin alana giriş müziği tüyler ürperten etkinin doruğudur. 

İşte kontrol mekanizmasının esası budur, televizyonun değil, tek kanalın olması ertesi gün ortak konuşma konusunu kendiliğinden ortaya çıkarır. Kaçak, Dallas, Zengin ve Yoksul, sayılamayacak kadar çok dizi akşamın ana eğlencesi olmakla kalmaz, ertesi günün sohbet konusunu saptar. En küçük yolsuzluk haberi bile tek kanal söz konusu olduğunda büyük etki yaratır, üstelik TRT tek yayın kanalı olmasının ötesinde özerktir. Verdiği haberler sorgulanmaz, spikerlerin fiziği değil, diksiyonu çok önemlidir. Araya genel sağlık için bilgilendirme kuşakları bile konur.

Transformasyonun sağlanabilmesi için gerekli altyapı kurulmuştur, sıra bir sonraki aşamaya geçiştir, yani TRT’nin yayın tekelinin sonlandırılması…

  1. Müzedeki Hayalet (dizi)
    Korkar bazı sahnelerde gözlerimi kapardım. Arsen Lüpen bunlarda kalmış hatırımda
    Daha ileriki yıllarda
    Kaptan Oneden ve yukarıdakıler aşağıdakiler vardı
    Simdiki gastro. prg. hiçbirşey değildi saray mutfağı misali yemekler sunulurdu .Daha o zamanlarda ilgi ve dikkatimi oluşturuyormuşum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.