Skip to main content

PIPOC 2017 notları: Palm yağı nasıl elde edilir?

Siz bu yazıyı okuduğunuz saatlerde, pazar gidilip çarşamba dönülen Malezya Palm Yağı Zirvesi henüz ikinci gününde olacak. Alınan mesafeye görece oldukça kısaltılan bu seyahat, pek çok konuya maydanoz olarak katkı sunan Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) vesilesiyle gerçekleşti. Palm yağının kanser yaptığı yönündeki EFSA açıklaması birkaç aydan geriye gitmez. Konu sorulduğunda aynı düşüncede olmadığımızı açıklayınca, […]

Devamını Oku

Gerçeğin kurgulanamaması: Biyolojik bilimlerde “aksiyom / postulat / belit” sorunu

Bizim kurduğumuz uygarlık iki farklı alanda ortaya çıkar. Bir alan bizim yaptıklarımızdan oluşur; örneğin mühendislik alanları, bir şeyi önce aklınızda planlar, sonra uygulamaya geçirir, ardından verimini sınar ve sonra seri imalatının peşine düşersiniz. Otomotiv endüstrisinden tutun, cep telefonları, inşaat ve kombilere kadar her mühendislik alanı aslında bizim kurguladığınız düzenekleri içerir. Bu alanda kısıtlayıcı olan kavram […]

Devamını Oku

Kokoreç neden çok kıymetlidir?

Daha önce de sık sık söz ettik, bizim beslenmemiz aslında bağırsakların, özellikle de kalın bağırsakların beslenmesi anlamına gelir. Gıdanın içeriği bu nedenle tam olmalıdır, kalın bağırsak mikroorganizma içeriği sayesinde gıdayı mayalama işleminden geçirerek bizim vücudumuzda yapılamayan maddeleri de sentezler. Dolayısıyla aslında sadece iyi yemek yetmez, bağırsakların mikroorganizma örtüsünün de sağlıklı olması gerekir. İşte kokoreç bunun […]

Devamını Oku

Makarna neden bu kadar sevilir?

Makarna önemli bir beslenme unsuru olarak binlerce yıldır her zaman sevilerek tüketilmiş bir yiyecek. Gelenek pek çok yemek tarifi sayabiliyor, ama bunların içinde peynir, makarna gibi ana bölüm başlığı oluşturanlar aslında sayılıdır. Makarnanın ayrıcalıklı yeri durum buğdayından üretiliyor olmasıyla yakından ilişkili görünüyor, hamur unun sadece suyla karıştırılmasıyla hazırlanıyor ve ardından kurutuluyor. Eski zamanlarda sadece bu […]

Devamını Oku

TGDF iklim ve tarım konusunda uyarıyor: “Sonra aç ve susuzuz demeyin”

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) ilk defa, herkesin “küresel ısınma” olarak diline doladığı sorunun etkilerinin ne olacağı konusunda ciddi bir araştırma yaptırdı. İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Prof. Dr. Yurdanur Ünal, Met. Müh. Aslı İlhan ve Yük. Met. Müh. Cemre Yürük tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de İklim Değişikliği ve […]

Devamını Oku

Kahve nereden gelir?

Kahve dünyada en çok tanınan ve tüketilen, ama aynı zamanda en az bilinen içeceklerden biridir. Tarihe baktığınızda aslında Orta Doğu ve Afrika’dan kaynaklanan bir kültürdür, zaten bitki de tropikal bölgelerde yetişir. Dünyanın kahveyi tanımasında Osmanlı’nın neredeyse tek söz sahibi olduğunu ileri sürersek yanlış olmayacaktır. Ne var ki kahve denince akla sadece keyif ve kafein gelir. […]

Devamını Oku

Sarımsak neden bu kadar faydalıdır?

Biz yediklerimizden gerekli her maddeyi aslında azar azar alırız, sarımsak bunun istisnasını oluşturur. Yediğimiz bitkilerin içerisinde sülfür açısından en fazla yoğunlaştırılmış olan, yani belli maddeleri en çok içeren sarımsak gibi görünmektedir. Bu maddeler çok önemlidir, vücudun sülfüre ileri derecede ihtiyacı vardır, ama bunun organik form olarak alınması kolay değildir, işte sarımsak da bunu sağlar. Bu […]

Devamını Oku

Biz gıdaları neden pişiririz?

Gıdaların nasıl yenmesi gerektiği büyük ölçüde gelenekten aktarılır, ısıl işlemden geçirmek, yani pişirmek de bunlardan biridir. Pişirmenin olasılıkla birden çok gerekçesi vardır, birincisi pişirme bazı gıdaların sindirilebilir olmasını sağlar, yani besleyici unsuru artırır. İkincisi gıdanın tadını değiştirir ve daha lezzetli hale getirir. Pişirmenin önemli bir diğer gerekçesi de varsa bulaşmış mikroorganizmaları ortadan kaldırmak, saklama süresini […]

Devamını Oku

“Varsayıma dayalı tıp” hasta olmayanı da hasta eder

Benim naçizane edindiğim deneyim onkoloji alanında iki ayrı hasta türüne işaret eder. Bunların ilkinde bir şekilde saptanan (ele gelme, tarama vb.) tümör vardır, ama hastada herhangi bir şikayet (ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik vb.) yoktur. İkinci grup ise bu saydığım belirtileri gösteren gerçek hastalardır, yani gözlenebilir bir sorun yaşarlar ve kapsamlı bir tedavi yaklaşımını gerekebilir. […]

Devamını Oku

Tıpta “valuasyon” (değerleme) sorunu: Her tümör mutlaka kanser mi olur?

Tıpta görüntüleme tetkikleriyle şikayet oluşturmayan ve belirti vermeyen bir durumun saptanması aslında sorunludur. Bu sorun karşımıza daha çok kontrol amaçlı taramalarda çıkar. Bir durumun (hastalık diyemiyoruz) görüntüleme yöntemleriyle taranıp saptanması, bir sonraki aşamada örnek alma (biyopsi ve patolojik inceleme) ile doğrulanır; buna “onaylama (validasyon) denir. Dolayısıyla durumun kanser olup olmadığını aslında patoloji söyler. Ne var […]

Devamını Oku